Gezi

Her Şehir Bir Miras: Gaziantep’in Tarihini, Zanaatını ve Eşsiz Lezzetlerini Ekrana Taşıyan Keşif Dolu Bir Rota

Ülke TV’deki “Her Şehir Bir Miras” programının bu bölümünde, Gaziantep’in milli mücadele tarihinden yeraltı su yapılarına, geleneksel mahallelerinden gastronomisine ve meşk gecelerine kadar çok yönlü kültürel mirası ekrana getirildi.

Mezopotamya ile Anadolu arasında yer alan Gaziantep’in binlerce yılı aşkın geçmişi, taş işçiliği, geleneksel zanaatları ve mutfak kültürü, programda farklı duraklar üzerinden incelendi. Hititlerden Roma’ya, Selçuklulardan Osmanlı’ya tanıklık eden bu şehir, gastronomisiyle UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamındaki kültür merkezlerinden biri olarak tanıtıldı.

Cevdet Balıkçı’nın sunumuyla gerçekleşen program, şehrin tarihi, kültürü, zanaatleri ve lezzetlerini mercek altına aldı.

GÜNE GAZİANTEP USULÜ BAŞLANDI: BEYRAN VE KATMER

Programın açılış kısmında Gaziantep mutfağının en bilinen sabah lezzetleri olan beyran ve katmer ele alındı. Beyranın, kemikli etin uzun saatler kaynatılarak elde edilen et suyu ile pirinç, sarımsak ve baharatlarla hazırlığı anlatıldı. Katmerin ise ince açılan hamur, Antep fıstığı ve kaymakla hazırlanıp fırında pişirildiği vurgulandı.

Beyran ustası Ali Usta, mesleğe 1964’te başladığını, beyranın Gaziantep’te sabah saatlerinde tüketilen geleneksel bir et yemeği olduğunu belirtti. Hazırlık sürecinin önceki akşamdan başladığını ve etin sabah boyunca kaynatıldığını ifade etti, ardından kemiklerin ayrılarak et suyunun pirinç ve diğer malzemelerle birleştirildiği anlatıldı.

Beyranın kış aylarında yoğun ilgi gördüğünü belirten usta, müşterilerin acı ve sarımsak miktarını kendi damak zevklerine göre ayarlayabildiğini söyledi.

Programda beyranın yanı sıra Gaziantep katmeri de tadıldı. Katmerin kaymak ve Antep fıstığıyla hazırlanıp fırında pişirildiği belirtildi ve tatlı lezzetin beyranın peşinden tüketildiği ifade edildi.

ALMACI PAZARI’NDA RENK, KOKU VE GELENEK BİR ARADA

Programın bir sonraki durağı, Gaziantep’in tarihi ticaret merkezlerinden biri olan Almacı Pazarıydı. Çarşıda baharatlar, kurutmalıklar, Antep fıstığı ve yöresel ürünler sergilendi ve kentin mutfak kültürünün izleri aktarılıyor.

Programda, özellikle patlıcan, biber ve diğer sebzelerle yapılan kurutmalıkların Gaziantep mutfağındaki yeri tartışıldı. Almacı Pazarı’nın sadece Alışveriş yapılan bir alan olmadığı, aynı zamanda şehrin geleneksel üretim ve mutfak kültürünü yaşatan önemli bir merkez olduğu belirtildi.

Çarşı esnafı, Gaziantep’in en belirgin özelliklerinden birinin misafirperverlik olduğunu ifade etti. Esnafın geleneksel olarak ziyaretçilere ürünlerini tatma imkanı sunduğu ve ikram kültürünün çarşı yaşamının önemli bir parçası olduğu dile getirildi.

BAKIRCILAR ÇARŞISI’NDA 55 YILLIK USTALIK

Gaziantep’in geleneksel el sanatlarının ele alındığı bir sonraki durak Bakırcılar Çarşısı oldu.

Tarihi çarşıda çekiç sesleri eşliğinde bakır işlemeciliğinin incelikleri anlatıldı. Ürünlerin tek parça bakırdan el işçiliğiyle yapıldığı vurgulandı. Bakır kapların yanı sıra cezve, mutfak gereçleri ve dekoratif ürünler de geleneksel tekniklerle üretildi.

Çarşıdaki bakır ustalarından biri, mesleğini 55 yıldır sürdürdüğünü anlattı. Baba mesleği olan bakırcılığı çocukken öğrenmeye başladığını ve zamanla kendi deneyimlerini de sanata katmayı başardığını ifade etti.

Programda, bakır işlemeciliğinin dışarıdan kolay görünmesine rağmen yüksek dikkat ve ustalık gerektiren bir zanaat olduğuna dikkat çekildi.

ZİNCİRLİ BEDESTEN’DE GELENEKSEL ZANAATLAR VE YÖRESEL ÜRÜNLER

Gaziantep’in tarihi ticaret merkezlerinden Zincirli Bedesten de programın önemli duraklarından biriydi.

Yüzyıllar önce Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan bu yapı, yaşadığı deprem sonrası gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının ardından yeniden hizmete sunuldu.

Bedestende, yöresel takılar, el ambalajlı ürünler ve geleneksel zanaat eserleri ziyaretçilere sunulurken, Gaziantep’in sedef kakmacılığı da programda ön plana çıkartıldı.

Gaziantep’e özgü ürünlerin farklı alanlarda yeniden yorumlandığına dikkat çeken programda, Antep fıstığı ve isot gibi yöresel ürünlerden yapılan kolonyalar tanıtıldı. Yöresel ürünlerin hediyelik eşya ve günlük kullanım ürünlerine dönüşmesi, kültürel mirasın günümüzde korunmasına katkı sağladığı ifade edildi.

GÜMRÜK HANI’NDA TARİH VE NOSTALJİ BULUŞTU

Programın son duraklarından biri tarihî Gümrük Hanı oldu.

19. yüzyılda Osmanlı döneminde inşa edildiği dile getirilen Gümrük Hanı, geçmişte kervanların konakladığı ve ticari işlemlerin yürütüldüğü önemli bir merkezdi.

Bir dönem atıl durumda kalan tarihi yapı, restore edilerek yeniden şehrin kültürel hayatına kazandırılmıştır. Han içinde, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel ürünler tekrar ziyaretçilerle buluşturuluyor.

Programda Gümrük Hanı’nın dikkat çeken lezzetlerinden biri olan çift renkli kahve de tadıldı. Dibek taşında dövülen Türk kahvesinin çeşitli aromalarla bir araya getirilerek hazırlandığı ve iki farklı renge ve tada sahip olduğu belirtildi.

GAZİANTEP’İN MİRASI SOKAKLARDA YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR

“Her Şehir Bir Miras” programında Gaziantep’in kültürel mirasının sadece tarihi yapılar ve müzelerle sınırlı olmadığı; mutfak kültürü, zanaat, çarşı kültürü ve yerel halkın misafirperverliği gibi unsurların günlük yaşamda aktif olarak yer aldığı vurgulandı.

Programın, beyran ve katmerle başlayan serüveni, Almacı Pazarı’nın canlı atmosferi, Bakırcılar Çarşısı’nın geleneksel zanaatları, Zincirli Bedesten’in tarihi yapısı ve Gümrük Hanı’nın nostaljik havası ile Gaziantep’in birçok yönünü izleyicilere sundu.

Program boyunca kentin geçmişten günümüze taşıdığı gelenekler, usta-çırak ilişkileri ve yerel üretim kültürü ile yaşatıldığına vurgu yapılarak, Gaziantep’in tarih, kültür, zanaat ve gastronomiyi harmanlayan benzersiz mirası öne çıkarıldı.