Aşk ve İlişkiler

İlk Buluşmada Siparişleriniz Kişiliğinizi Ortaya Koyuyor

Birçok gün süren mesajlaşmalar, doğru emojileri seçme çabaları ve Instagram’dan gizlice takip etmeler derken nihayet o ilk buluşma günü geldi. İlk buluşmaların en kritik anı genellikle yanlış anlaşılır; ilk cümle ve ilk bakış sanılır. Asıl dönüm noktası ise menüyü açmamızla başlar. Kararsızların korkulu rüyası olan “Ne sipariş edeceğiz?” sorusu her şeyin başlangıcıdır. Yemek tercihinde yönlendirmek isteyenlerden, topu nazikçe karşı tarafa atanlara kadar çeşitlilik gösteririz. Özellikle ilk buluşmalarda sipariş ettiklerimiz, kişiliklerimizin farkında olmadan bir yansıması olabilir.

Eğer siparişler iyi okunursa, buluşmanın seyrini belirlemede önemli ipuçları taşır. Çünkü ilk buluşmada kimse tamamen kendisi gibi olamaz. Bazen, normalde tercih etmeyeceğiniz bir şeyi “cool” görünmek adına sipariş edebilir ya da tam tersi, daha rahat ve özgür görünmek için konforlu bir yemek seçebilirsiniz.

“Ben hafif bir şey alayım”
Salata, bowl veya “çok kaçmadan” yapılan güvenli seçim. Sadece ne yediğini bilen değil, nasıl göründüğünü de düşünen bir profil ile karşı karşıyayız. Denge önemlidir ama bu, yanlış anlaşılmamak için fazla açılmamak adına atılmış bir adım olabilir. Önce ortamı yoklayan, ardından kendini yavaş yavaş gösteren, kontrollü bir mesafe vardır. Ayrıca, günümüzün “Ben sağlıklı besleniyorum” diyen grupları da var. Bu profiller, sağlıklı yaşam felsefesini bir trend olarak benimseyip bunu sergilemeye çalışanlardır. Bu kişiler, trendler değiştikçe kolayca yön değiştirebilenlerdir. Bu da ilişkilerde benzer dalgalanmalara yol açabilir, bu yüzden ilişki de pek “sağlıklı” olmayabilir.

Güvenli alan seçicileri
Lise ve üniversite buluşmalarının vazgeçilmezi elbette fast food mekanlarıdır. Happy meal’lar bir noktada happy date’lere dönüşüyor. Ancak adı gibi hızlı gelişen aşklar hızlı bitebilir. Yetişkinlik döneminde de hamburger, ilk buluşma yemeği olarak oldukça popülerdir. Hamburger samimi bir seçim gibi görünse de dikkatli olmak gerekir. Hamburger seçen biri genellikle konfor alanında rahat olan ve biraz nostalji seven biri olabilir. Ne istediğini fazla dramatize etmeden net tercihlerde bulunmayı ve ilk buluşmayı “fazla büyütmeden” yaşamak isteyebilir.

İnce hamur tercihi
Pizza hakkında ayrı bir tez yazmak gerekir. Çünkü pizza sadece bir “pizza” değildir, nasıl seçildiği ve nasıl yenildiği her şeyi değiştirir. Hamur tercihinden dilime kadar geniş bir konu. İnce hamur tercih edenler, abartıdan kaçınmayı ve hafif bir seçim yapmayı sevenlerdir. Kalın hamur ise daha çok konfor odaklıdır. Doymak isteyen ya da kısaca aç kalan birini simgeler. Ayrıca pizza kenarları meselesi var; kenarları yemek ya da bırakmak. Kenarlarını tabağın köşesinde bırakan biri ile sonuna kadar bitiren biri aynı mesajı vermez. Kenarları da yiyen biri, başladığı işi yarım bırakmayan, keyif aldığı şeyi sonuna kadar götüren biri olabilir.

Al dente seçimler
Makarna, çok ince bir çizgide yer alıyor çünkü bazıları dışarıda makarnaya para ödemenin gereksiz olduğunu düşünüyor. İlk buluşmada “Makarnaya para mı veriyorsun?” düşüncesiyle karşılaşmak olası. Karşı taraf bunu dile getirmese bile aklından geçirebilir. Makarna seçen biri genellikle ortamın dinamiklerini iyi okuyan biridir. Ne fazla iddialı ne de silik, dikkat çekmeden uyum sağlamaya çalışır. Bu yüzden sıcak ve ulaşılabilir görünür, ama kendini fazla ortaya koymadan ilerlemeyi tercih eder.

Little little, into the middle
“Ortaya bir şeyler mi söyleyelim?” teklifiyle sınırlar biraz daha esner. Paylaşmak, ilk buluşmada hızlı bir yakınlık geliştirme yöntemidir. Resmiyeti kırar, ortamı yumuşatır ve mesafeyi azaltır. Bu seçenek genelde sosyal, uyumlu ve iletişime açık kişilerden gelir. Yalnız hareket etmektense birlikte deneyimlemeyi tercih ederler. Ancak dikkat, bunun bir test olma ihtimali de aklınızda bulunsun. Karşı taraf, bir çeşit “kuruyemiş testi” uyguluyor olabilir. Bu testte, birine kuruyemiş ikram edildiğinde nasıl davrandığına dikkat edilir. Örneğin sadece sevdiğini seçen “seçici”, her şeyden yiyen “uyumlu”, paylaşan “düşünceli”, sana uzatan “ilgili”, gizlice kajuları yiyen “sinsi” olarak değerlendirilebilir.

Ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey
Tatlılar tüketelim, tatlı buluşmalar yaşayalım. Tatlıcılar genellikle masanın enerjisini yükselten taraftır. İlk buluşmayı keyifli bir an olarak yaşamak isterler. Bir şekilde kötü senaryolar karşısında küçük ama etkili bir önlem alırlar. Bu nedenle işler istenildiği gibi gitmese de “En azından ağzımızın tadı kaçmadı” derler. Aynı zamanda yakınlaşmanın en pratik yollarından birisidir. Başta kendi tabağında duran o tatlı, sohbet ilerledikçe “Şunun bir tadına baksana” seviyesine çıkabilir.

Chopstick savaşı
İlk buluşmada sushi, biraz niş bir tercih. Bu tercih yemek seçiminin ötesinde bir yaşam tarzı, bir zevk beyanı gibidir. Bu seçeneği tercih edenler genellikle kendilerini daha “global”, daha seçici ve biraz da rafine bir yerde konumlandırmak isterler. Ancak sushi burada iki farklı karakteri ortaya çıkarır. Birincisi, gerçekten bunu seven ve doğal olarak tercih edenlerdir. İkincisi ise bu seçimin imajını bilen ve onu kullananlardır. İlk anda chopstick savaşı yapmak, ilişkinizde bir karate kıvamı yaşatabilir.

Afili tercihler
Menüde adı uzun, içeriği belirsiz, telaffuzu zor bir yemek seçildiğinde genellikle iki seçenek vardır: ya gerçekten merak ya da gösteriş meraklısıdır. Afili seçimler, ilk buluşmada “Ben sıradan değilim” demenin en hızlı yoludur. Eğer seçim doğal durmuyorsa, küçük detaylar hemen belli olur. Fazla açıklama yapmak ya da yemeği anlamaya çalışırken gerginleşmek, seçimin “gösteriş” tarafını açığa çıkarır. Ancak kişi gerçekten yeni tatları denemek istiyorsa, yeniliklere açık ve ortama kolayca uyum sağlayabilen maceracı bir ruha sahip demektir.

Ocakbaşı aşklar
İlk buluşmada kebap, özellikle lahmacun sipariş etmek “fazla samimi” bir tercih olarak görülebilir. Bu seçim, yüksek bir rahatlık seviyesi gösteriyor. Karşı tarafın düşüncelerinden çok, kendi keyfine odaklanan biriyle buluştuğunuz zaten anlaşılır. Bu genellikle özgüvenle karıştırılır ve çoğu zaman da doğrudur. Ancak bu rahatlık, karşı tarafı rahatsız etme olasılığı taşır. Çünkü kaç defa ilk buluşmada lahmacun yemeye gittiniz? Burada karşınızdaki kişi, bilinçli olarak hiçbir konuda kendini kısıtlamadığını mesajını vermek istiyor olabilir. İlk buluşmalar, biraz mesafe ve biraz da merak ister; bu yüzden lahmacun gibi fazla rahat bir tercih, bazıları tarafından saygısızlık olarak algılanabilir.

Bir çaya çıkalım
Sadece bir kahve date’i yapmak küçük bir kaçış planı içerir. Buluşma beklendiği gibi gitmezse, kahve bitince kalkmak kolaydır. Eğer enerji tutarsa, kahveden yemeğe geçiş zaten kendiliğinden olur. Yani başlangıçta sadece kahve seçmek çoğu zaman “Emin değilim ama şans vermek istiyorum” mesajı taşır. “Çaya çıkmak” bir speed date’in evrilmiş versiyonudur. Bu yüzden dikkatli adımlar atmak önemlidir.

İlk buluşmada verilen siparişler kişiliğinizi ele veriyor - Resim : 2

“Menüde adı uzun, içeriği belirsiz, telaffuzu zor bir yemek seçildiğinde genelde iki ihtimal vardır, ya gerçekten merak ya da gösteriş meraklısıdır.”

Menüdeki red flag’ler

  • Tabağınızdan patates kızartması çalması.
  • “Yemeği seviyorsun sanırım” diyerek iğneleyici bir şekilde “çok yemek yediğinizi” ima etmesi.
  • Sürekli yemekleri sağlıklı ya da sağlıksız olarak yargılaması.
  • Menüye 10 dakika bakıp hâlâ karar verememesi.
  • Çalışanlara aşırı sert davranması.
  • Yemeğin tadına bakmadan tuz dökmesi.
  • Ne yiyeceğinize karışması.
  • Tatlısını paylaşmaması.