Patolojik Kıskançlık: Othello Sendromu Nedir?
Özgüven Problemi: İşin Gerçeği
Psikiyatri Uzmanı Tarkan Amuk, Othello Sendromu’nun temelinde özgüven eksikliğinin yattığını ifade ediyor. Özgüven, bireyin belirli deneyimleri sonrasında gelişir ya da azalır. Özellikle kaybetme korkusu, kişide özgüven kaybı ve yetersizlik hislerine yol açar. Kaybedilen şey, sevilen bir kişi olabileceği gibi sosyal ve ekonomik statü de olabilir. Eğer bireyin geçmişinde özellikle sevdiği birisi tarafından terk edilme deneyimi varsa, bu durum güvensizlik hislerine zemin hazırlar ve aynı duygularla yeniden karşılaşma korkusu doğar. Bu duruma karşı alınan önlemler, kişinin değersizlik ve yetersizlik hislerini kontrol altına alma ve kıskançlığın doğurduğu duygularla başa çıkma çabalarıdır.
Dr. Amuk, sendromun diğer bir nedeninin bireyin yadsıma (inkar) ve yansıtma (projeksiyon) mekanizmalarını aşırı kullanması olduğunu belirtmektedir. Freud, kıskançlık sanrılarının altında gizli eşcinsel eğilimlerin yattığını ve bireyin latent homoseksüaliteye karşı kendini savunma mekanizması olduğunu savunmuştur. Psikanalizin sonraki dönemlerinde, kıskançlık sanrılarının sadece gizli eşcinsel dürtülerle değil, saldırganlık dürtüleri, kin, nefret, utanç ve suçluluk duyguları gibi diğer her türlü eğilimle bağlantılı olabileceği vurgulanmıştır.
Rahatsızlığın Farkında Olmamak
Uzm. Psk. Ulutürk, bireyin sendromu yaşadığının farkında olmasına rağmen bunu kabul etmediğini belirtmektedir. “Son derece seviyorum, bu yüzden kıskanıyorum, bu normal” diyerek durumu sadece kıskançlık olarak nitelendirir ve sorunun kendisinden kaynaklanmadığını düşünerek rahatsızlığının farkına varmaz. Bu nedenle, hastalık daha çok çevresindekiler ve en çok kıskanılan kişi tarafından dikkate alınır.
Hekim ve Hasta İlişkisi Güvene Dayanmalı
Dr. Amuk, paranoyayı psikiyatride tedavisi en zor olan durumlardan biri olarak tanımlıyor. Birey, hasta olduğunu kabul etmediği için hekime gelmez, gelse bile tedavi gerçekleşmez. Hasta ile hekim arasındaki ilişki güvene dayandığında, tedavi uygulanabilir hale gelir. Tedavi sürecinde farmakolojik ilaç tedavisi ve psikoterapi uygulanır. Dr. Amuk’a göre, eğer bireyin kıskançlığı başkalarına zarar verecek seviyeye ulaşırsa, hastaneye polis zoruyla götürülüp tedavi edilmesi gerekir.
William Shakespeare’in meşhur eseri Othello’da, Othello karakteri, aşk beslediği karısı Desdemona’yı boğarak öldürür. Bunun nedeni, Desdemona’nın hediye edilen mendili kaybetmesi ve bu mendilin başka bir erkek tarafından görülmesiyle tetiklenen kıskançlıktır! ‘Bir mendil yüzünden insan sevdiğini öldürür mü?’ demeyin. Shakespeare’in oyunundan esinlenen Othello Sendromu’na yakalanan bireyler, eşlerine adeta dünyayı dar etmektedir.
Medical Park İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Tarkan Amuk’a göre Othello Sendromu, bir paranoid sendrom olup, kıskançlık sanrılarıyla tanımlanır. Dr. Amuk, Othello Sendromu’na yakalanan bireylerin, eşi, sevgilisi ya da aile üyelerinin kendisine sadık olmadıkları ve ihanet ettiklerine inandıklarını belirtir. Hatta sendrom o kadar ileri gidebilir ki, kişi eşinin kendisine eskisi gibi sevgi göstermediğini, yemekleri eskisi gibi özenle pişirmediğini düşünür ve elbiselerinde ya da yatak çarşaflarında garip lekeler gördüğünde bunları sadakatsizliğin, ihanetin, eşinin hayatında başka birinin olduğunun delilleri olarak yorumlar ve buna inanır.
Dedektif Ruhlar
Eşinizin veya sevgilinizin Othello Sendromu yaşadığını nasıl anlayabilirsiniz?
• Sık sık aldatıldığını düşünür ve bu aldatılma tehdidine karşı önlem almaya çalışır.
• Sizi takip eder, evden dışarı çıkmanıza veya camdan bakmanıza izin vermez. Perdelere ve çarşaflara işaret koyabilir.
• Giydiklerinize ve arkadaşlarınıza müdahale eder.
• Telefonunuzu ve bilgisayarınızı sıkça kontrol eder. Eve gizli kamera yerleştirmek isteyebilir.
• Duygu durumunuzda en ufak bir değişikliği aldatıldığının kanıtı sayar.
• Boşandıktan ya da ayrıldıktan sonra sizi takip eder, tehdit eder ve şiddet uygulayabilir.
• Kavga çıkarmak için her fırsatı değerlendirir.
Kadınlarda Daha Sık Görülmekte
‘Othello Sendromu daha çok erkeklerde görülüyor’ algısı yaratmamalıyız. Yapılan araştırmalar, kadınlarda patolojik kıskançlığın erkeklere göre daha sıklıkla ortaya çıktığını göstermektedir. Memorial Ataşehir Hastanesi Suadiye Tıp Merkezi Psikoloji Bölümü’nden Uzman Psikolog Uğurkan Ulutürk, patolojik kıskançlığın erkeklerde ve kadınlarda yansıtma biçiminin farklılık gösterdiğini ifade etmektedir. Kadınlar, patolojik kıskançlığı daha duygusal bir düzeyde ve içe dönük olarak yaşarken, erkekler bu durumu daha çok davranışsal düzeyde, genellikle şiddet ve cinayetle kendini gösterdiği için erkeklerde daha fazla olduğu düşünülen bir algı oluşmaktadır. Ayrıca erkeklerde yoğun alkol tüketimi, bu sendromla başa çıkma yöntemi olabiliyor. Öte yandan, sendrom orta yaş grubunda ve ailesinde sanrısal bozukluk olan bireylerde daha sık görülmektedir.
