Gündüz Hayalleri: Fanteziler
Psikiyatrist Ceyda Güvenç, “Gerçekten nadiren ‘parafili’ olarak adlandırılan cinsel sapkınlık durumları yaşanabilmekte. Parafili, cinsel uyarılma ve haz için kalıcı bir cinsel fantezi veya davranış zorunluluğu gerektirir; aksi takdirde kişi hiç cinsel haz yaşayamaz. Parafili içeren durumlarla hoş fantezileri ayırmak gerekir. Örneğin, bazı insanlar için partnerin ayağına ilgi duymak ve ayaklarla ilgili fanteziler oluşturmak daha uyarıcı olabilmektedir; bu, bir uyarılma çeşitliliği olarak kabul edilir. Ancak eğer ayak dışındaki hiçbir şey cinsel yanıt vermiyorsa bu durum ‘fetişizm’ yani parafili anlamına gelir. Cinsel sapkınlıklar oldukça seyrek görülür, fakat birçok birey fantezilerinde parafili benzeri unsurlar bulabildiği için haksız yere rahatsızlık hissedebilir ve keyif verici fantezilerden uzak durma eğiliminde olabilirler. Örneğin çok sayıda insan cinsel ilişki sırasında zarar görmeye dair fanteziler taşıyabilir; fakat zarar görme durumu olmaksızın da uyarılma yaşayarak cinsellik yaşayabilirler” diyor.
‘Grinin Elli Tonu’nun sırrı neydi?
Psikiyatrist Ceyda Güvenç, “Bu kitabın dikkat çekmesinde fantezilere olan ilginin değil, erotik içeriklere ilginin daha büyük bir rol oynadığını düşünüyorum. Kolayca erişilebilen ve yasak olmayan erotik materyal, özellikle kadınlar arasında büyük bir ilgi uyandırdı. Hastalarım, kitabın kendi fantezilerini keşfetmelerine yardımcı olduğunu ve en önemlisi fantezi kurma konusunda kendilerine izin vermeye başladıklarını ifade ediyorlar. Cinsel tedavilerde özellikle azalmış cinsel istek bozukluğu vakalarının tedavisinde fantezilerle tanışmanın önemini vurguluyoruz” diyor.
Fantezi nasıl anlatılmalı?
Cinsel fantezi konusunda partnerler arasındaki güven ilişkisi büyük bir öneme sahiptir. Fantezilerin paylaşılması ve belirli ölçüde gerçekleştirilmesi gerçekten olağanüstü bir deneyim sunabilir. Ancak, partnerimize neyi anlatacağımız ve neyi saklayacağımız konusunu dikkatlice düşünmek gerekiyor. Cinselliği açık bir şekilde konuşabilen ve cinsel zevki önemseyen çiftler, fantezilerin paylaşılmasına olumlu karşılık vererek bunu uyarıcı bir unsur olarak ilişkilerine dahil edebiliyorlar. Ancak bazen fanteziye uygun olmayan bir partner varlığında bu paylaşım kıskançlıklar yaratabilir ve ilişkiyi tehdit edici olarak algılanabilir. Eğer partneriniz tutucu ise, sahip olduğunuz düşünceler ve bilgiler bu duruma tepki doğurabilir. Fantezi paylaşımındaki tepkiler, toplumların cinselliğe bakış açısıyla ve cinsel eğitim düzeyiyle oldukça yakından ilişkilidir. ‘Grinin Elli Tonu’ kitabı ile her şeyin başladığını söyleyebiliriz… En azından birçoğumuz için… Önceden fantezi denince aklımıza dövme, deri taytlar ya da yapmak istemediğimiz fakat hayatımızın bir döneminde belki sadece hafif bir şekilde kulağımıza fısıldanmış bazı kelimeler gelirdi. Ama özellikle bu kitapla birlikte fantezilerin ilişkileri devam ettirebilmek için önemli bir unsur olduğu daha iyi anlaşılmaya başladı. Özellikle fantezilerin yalnızca erkeklere özgü olduğu düşüncesinin hâkim olduğu ve buna göre davranıldığı toplumlarda bu kitap daha çok dikkat çekti. Bizler de ‘hayatımızda olsa mı, olmasa mı? Olsa bize ne katar, olmasa ne kaybettirir?’ şeklinde düşündüğümüz bu günlerde, uzman psikiyatrist Dr. Ceyda Güvenç’ten ilginç bilgiler aldık. Güvenç, “Fanteziler, cinsel doyum için gerekli olan unsurlardır. Ancak ‘fantezi’ kavramından ne anladığımız da büyük bir önem taşır. Toplumumuzda fantezi denildiğinde, ilk akla gelen erotik oyuncaklar, kelepçeler ve kırbaçlarla cinsellik yaşamak olarak algılanıyor gibi görünüyor. Toplumsal yanlış anlamalar nedeniyle de fanteziler ‘ayıp, suç, sapkınlık’ kavramlarıyla yan yana anılıyor. Oysaki fantezi, kelime anlamıyla ‘düşlem’ olarak tanımlanır. Bazı kaynaklara göre bu, farklı düşünce biçimleri ve beğeniler anlamına gelir. Fanteziler, genel yargının aksine, hayalde oluşturulmuş kurgulardır ve bunlar hayata geçirilebilir veya geçirilemeyebilir, paylaşılabilir veya paylaşılmaz, kabul görebilir veya göremez. Bu açıdan bakıldığında cinsel fantezi (hayal, düş) de diğer hayallerimiz gibi, yaratıcılığımızın ürünleridir ve bireysel gelişimimize katkıda bulunan zararsız ve keyifli durumlar olarak değerlendirilmelidir. O halde neden zengin olma, ünlü olma, yarışmalarda kazanma gibi hayallerimiz bizi mutlu ederken, cinsellikle ilgili hayallerimizden suçluluk duyarız? İşte burada toplumsal tabular ve yanlış değer yargıları devreye giriyor” diyor.
Kendini keşfetmekle başla!
Cinsel fantezilerin varlığı, aktif ve doyumlu bir cinselliğin bir göstergesi olabilir. Fanteziler, cinsel uyarılmayı artırmada, cinselliğin sıradanlaşmasını engellemede ve cinsel hayatı renklendirmede oldukça önemli bir rol oynar. Fantezilerin keşfi genellikle mastürbasyon ile başlar. Bu süreç, bireyin nasıl daha iyi uyarılabileceğine dair kendi cinselliğini tanımasına katkı sağlar. Kendisine dair farkındalıklara sahip olan bir birey, başka bir bedenden de keyif alabilme yeteneğine sahip olur.
Kadınlar saklar erkekler açıklar
Sıklıkla kadınların erkeklere göre daha az fantezi geliştirdiği düşünülmektedir. Ancak Psikiyatrist Ceyda Güvenç, “Kadınların erkeklere oranla daha az fantezi ürettikleri ve fantezilerle tanışmalarının genellikle daha ileri yaşlarda gerçekleştiği söylenmektedir. Bu durum, erkeklerin cinsel fantezileri tetikleyen dışsal uyaranlarla daha fazla karşılaşmaları ile açıklanabilir. Ayrıca Türkiye’de medya organları incelendiğinde, televizyon, internet ve gazetelerde kadın bedeninin cinsel obje olarak çok daha sık kullanıldığı gözlemleniyor. Kadınların mastürbasyon deneyimlemeleri erkeklere göre daha az ve daha geç olduğu için, fantezilerle tanışmaları zorlayıcı olmaktadır. Aslında fantezilerin yokluğu, herhangi bir cinsel eyleme katılımı azaltmaktadır” diyor.
Kadınlar daha pasif
Erkek ve kadın fantezileri arasındaki farklılıklar araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Bu araştırmalara göre kadınların fantezilerinde bile pasif ve edilgen bir konumda oldukları görülmektedir. Erkek ve kadın cinselliğinin anatomisi, fizyolojisi, psikolojisi, sosyolojik yapıları ve kültürel kabulleri farklılıklar göstermektedir. Fanteziyi üreten alan, erkek ve kadın beyninde farklı bir şekilde çalışır. Kadın cinselliğin çok sayıda faktör tarafından etkilendiği ve erkeklerden daha karmaşık olduğu kabul edilirken, kadınların fantezileri de genellikle daha karmaşıktır. Psikiyatrist Ceyda Güvenç, “Fantezilerin önemi, ilk cinsel araştırmaları gerçekleştiren Kinsey’in raporlarında belirtilmiştir. Sonrasında yapılan araştırmalarla benzer sonuçlar elde edilmiştir ve daha da önemlisi, danışanların hikâyelerinden bu bulgular doğrulanmıştır. Erkeklerde genellikle tanınmış, ünlü ve çekici biriyle kısa ama mutlaka birleşmeyi içeren sıra dışı cinsel eylemlere dair fanteziler gözlemlenirken, kadınlar daha çok önceki partnerleriyle yaşadıkları cinsel eylemleri hayal etmeyi tercih ederler. Ayrıca sevdikleri biriyle romantik yakınlaşmaları içeren daha uzun fantezilere de sıkça rastlanmaktadır” diyor.
Fantezi kurmak sapkınlık mıdır?
Bu sorunun cevabını vermek için, aslında cinsellikte ‘normallik’ kavramını tartışmak gerekiyor. Cinsellik sırasında bireyin veya iki (veya daha fazla) kişinin zevk aldığı, onay verdiği her şey ‘normal’ olarak değerlendirilir. Cinsel haklar bildirgesine göre tek kıstas, cinsel hak ve özgürlüklerin karşılıklı olarak kısıtlanmaması gerektiğidir. Dolayısıyla ‘gündüz düşü’ olarak tanımlanan her türlü fantezin doğal, sıradan ve normal olduğu, partnerle yaşanan cinsellikte de bu tür fantezilerin kurmanın normal olduğu belirtilmelidir. Fantezi içeriklerinin bazıları sıra dışı cinsel eylemler içerse de bu durumun kabul edilmesini zorlaştırabiliyor. Böylece fanteziler, ‘ayıp, suç, sapkınlık’ kavramlarıyla birlikte anılmaktadır.
