Aşk ve İlişkiler

Flört Dünyasında Yeni Trend: ‘Mankeeping’ Nedir?

Karşınızda yeni bir flört terimi: ‘Mankeeping’… Mankeeping, ilişkide eşit olması gereken sorumlulukların yalnızca bir tarafa yüklenmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu “görünmez emek” genellikle şu görevleri kapsamaktadır:

1. Duygusal Yönetim ve Terapi

Ruh Hali İzleme: Partnerin stres, hayal kırıklığı ve öfkesini sürekli takip edip, bunlar patlak vermeden önce yatıştırmak.
Motivasyon Verme: Partnerin kariyer hedeflerini, kişisel gelişimini ve potansiyelini sürekli hatırlatmak ve desteklemek.
Duygusal Sözcülük: Partnerin bile ifade edemediği duygusal gereksinimlerini fark edip, bu gereksinimleri ilişki içerisinde dile getirmek.

2. Sosyal ve Yaşamsal Organizasyon

Sosyal Takvim: Her iki tarafın aile ve arkadaşlarıyla olan iletişimini sürdürmek, doğum günleri ve yıl dönümlerini hatırlamak ve sosyal planları düzenlemek.
İlişkiyi ‘Canlı Tutmak’: Romantik aktiviteler ve kaçamaklar planlayarak ilişkinin sıradanlaşmasını önlemek.
Pratik Lojistik: Randevuları, faturaları ve evle ilgili küçük ayrıntıları sürekli akılda tutmak.

Mankeeping’in Bedeli: Neden Yorgunsunuz?

Mankeeping çoğunlukla göz ardı edilir ve takdir edilmez. Ancak, bu sürekli duygusal gözetim ve yönetim, mankeeping görevini üstlenen kişi üzerinde önemli etkiler yaratabilir:

Tükenmişlik Sendromu (Burnout): Kişinin kendi duygusal enerjisi, sürekli başkalarının duygusal ihtiyaçlarına harcandığı için hızla tükenir.
Kırgınlık ve Öfke: Emek karşılıksız kaldığında, kişi partnerine karşı derin bir kırgınlık ve haksızlık hisseder.
Kimlik Kaybı: Partnerin ihtiyaçlarına odaklanmaktan, kendi hedeflerini ve kişisel gelişimini ihmal etme durumu ortaya çıkabilir, bu da ilişkideki dengesizliği artırır.
İlişkiden Soğuma: İlişki, sevgi ve ortaklık zemininden çıkarak, yönetici-yönetilen (ebeveyn-çocuk) dinamiğine kayabilir.

Çözüm: Sorumluluğu Eşit Paylaşmak

Sağlıklı bir ilişki, mankeeping’e değil, karşılıklı desteğe dayanır. Bu yükü hafifletmek için:

Açık İletişim: Duygusal yükü net bir şekilde ifade edin. Partnerinize “Bu hafta tüm sosyal planları ben yaptım ve yoruldum, bir sonraki senin görevin,” gibi açık cümleler kurun.
Devir Teslim: Partnerinizin kendi sorumluluklarını üstlenmesine izin verin. Geri adım atın ve onun kendi sosyal bağlantılarını yönetmesine veya kendi randevularını ayarlamasına fırsat verin. Hata yapmasına müsaade edin.
Kendi İhtiyaçlarınızı Önceliklendirin: Enerjinizin büyük bir kısmını kendinize ayırın. Kendi sosyal planlarınızı, hobilerinizi ve dinlenme sürelerinizi ilişki ajandasının önüne yerleştirin.
Unutmayın; bir ilişki, iki yetişkinin eşit olarak paylaştığı bir ortaklıktır, bir kişinin yönettiği tek kişilik bir iş değil.