Aşk ve İlişkiler

Birlikte Yaşamaya Hazır Mısınız?

YAŞAYANLAR ANLATIYOR!
“Arkama bakmadan kaçtım”
“Her hafta sonu beni güzel kulüplere götüren, doğum günlerimde beni şaşırtan hediyeler alan ve sürprizler hazırlayan adam, aynı çatı altında yaşamaya başlayınca harcamalarını kontrol etmeye başladı. Bu durum beni çok sarstı. Bir süre idare ettik ama en ucuz çamaşır deterjanı, en hesaplı şampuan derken bir gün dışarıda yemeyi bıraktığımızı, lüks tatillerin yerini arkadaşların yazlıklarının aldığını görünce, hiç tereddüt etmeden kaçtım. Tabii ki, bir önceki ayın tüm faturalarını ona bırakma kararını da aldım…”
Aylin, 40, İzmir

”Önce hesaplar sonra ev ortak oldu”

“Ben yalnız yaşıyordum, o ailesiyle… Haftanın en az beş günü bende kalması gerektiğini anlatmama gerek yok. Bir süre sonra masraflara ortak olmak istediğini ifade etti. Bunu kesinlikle kabul etmedim. Zaten harcamalarımızın çoğunu o yapıyordu. Kendini bu evin misafiri değil, ev sahiplerinden biri gibi hissetmek istediğini söylediğinde biraz yumuşadım. Zamanla haftanın 7 günü birlikte yaşamaya başladık ve hala sorunsuz bir şekilde aynı evi paylaşıyoruz. Şimdi düşünüyorum da, bu durumu direkt teklif etmekten çekinip dolambaçlı bir yol seçmiş…”
Banu, 38, İstanbul

“Denedim, başaramadım ama karşı değilim”
“Sevgilimle beraber yaşamaya karar verdiğimizde ailem buna kesinlikle karşıydı. Onlara, iyi tanımadığım bir kişiyle aynı evde yaşamak istemediğimi söyledim ve farklı bir şehirde olmanın avantajıyla hayalime kavuştum. Sevgilimle 4 yıl aynı evde kaldık ve sonunda ayrıldık. Kesinlikle pişman değilim. Şu an evlilik planları yaptığım erkek arkadaşım ile yakında beraber yaşamaya başlayacağız. Başarılı bir evlilik için bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.”

Nermin, 30, İstanbulAşkın doruklarındasınız, bir an bile ayrı kalmak istemiyorsunuz ve çözüm olarak evlerinizi birleştirmeye karar verdiniz. Peki, bu evlilik hayatının önizlemesi olan yeni hayata hazır mısınız?

Taraflardan biri “Aynı şehrin farklı semtlerinde yalnız yaşamaktansa neden artık tek bir evde yaşamıyoruz?” diyorsa, aslında yeni sorular da açığa çıkıyor. Bunlardan biri beraber yaşamanın aşkı yok etme potansiyeli. Bazı araştırmalar evlilik öncesi birlikte yaşamanın, aşkın ömrünü kısalttığını ortaya koyuyor. Yüzükleri takmadan önce aynı adresi paylaşan çiftlerin boşanma riskinin biraz daha yüksek olduğu söyleniyor. Beraber yaşamaya başlamanın zamanı konusunda emin değilseniz, kendinize şu dört soruyu sorun…

1- Beklemeyi göze alıyor musunuz?
Eğer sevgilinizle henüz bir düğün tarihi konuşmadıysanız, beraber yaşamanın bu süreci kısaltacağını düşünmeyin. İngiltere’de yapılan bir araştırma, çiftlerin %40’ının bir süre birlikte yaşadıktan 5 ile 7 yıl içinde evlendiğini gösteriyor. Eğer evlilik sizin için öncelikliyse bunu sevgilinizle açıkça konuşun. Evlilik konusunu açmaktan kaçınıyorsa dikkatli olun, geleceğe dair planlarınız örtüşmüyor olabilir.

2- Masrafların paylaşımını baştan konuşabilecek misiniz?
Bu, konuşması en zor konulardan biri fakat bunu baştan halletmek zorundasınız. Herkes aylık gelirini ve mevcut borçlarını açıkça ifade ettikten sonra evin giderlerini nasıl paylaşacağınızı planlayın. Eğer biriniz daha fazla kazanıyorsa, katkıyı aradaki fark oranında ayarlayabilirsiniz. Örneğin, siz %30 daha yüksek maaş alıyorsanız, kiraya da %30 daha fazla katkıda bulunabilirsiniz.

3- Mücadeleye hazır mısınız?
İlk günlerin balayı havası sona erdikten sonra tartışmaların başlaması kaçınılmaz olacaktır. Korkmayın ve farklılıklarınız hakkında konuşmaktan çekinmeyin. Bu, birbirinizi daha iyi tanımanızı ve daha güçlü bir ilişki kurmanızı sağlayacaktır. Tartışmaların ardından, günlüklerinize neden tartıştığınızı ve bu çatışmaların nasıl meydana geldiğini yazın. Bu şekilde temel anlaşmazlıklarınızı ve ciddi sorunlarınızı ayırt etmek daha kolay olacaktır. Bu arada yazdıklarınızın birbiriniz hakkında yeni şeyler öğrenmek için bir fırsat olduğunu ama bir sonraki tartışmada silah olarak kullanılmaması gerektiğini unutmayın.

4- Monotonlaşma riskinin farkında mısınız?
Bir süre sonra beraber yaşamanın yaşam keyfinizi azaltabileceğini anlayabilirsiniz. Örneğin, işten dönüp kanepeye uzandığınızda ikiniz de ilişkiyi oldukça uzak bir keyif olarak görebilirsiniz. Bunun önüne geçmek için eşyalarınızı bile yerleştirmeden haftanın hangi günlerini özel geçireceğinizi planlayın ve birbirinizi baştan çıkarmaktan çekinmeyin.