Aşk ve İlişkiler

Aşk mı, seks mi: İlk Görüşte Hangisi?

Aşkın Yaşı
Prof. Dr. Sedat Özkan, yaşın aşkın oluşumunda önemli bir rol oynadığını ifade ediyor ve “Aşk, öncelikle olgunluk gerektirir. Ergenlik ve çocukluk dönemini aşmak, yetişkin olmayı gerektirir. Kendini tanıyan, bilen, değer veren ve sevdiğinin bireyselliğine saygı duyan biri olmayı şart koşuyor. İnsanlar, köleleşmiş ilişkileri aşk sanmasınlar ya da sadece dürtülerinin etkisiyle hareket etmesinler.” diyor.

İlk Görüşte Cinsellik
Bazen bir erkekle tanışırken, onun çok yakışıklı olmadığını düşündüğünüzde bile, el sıkıştığınız an heyecanlandığınızı hissedebilirsiniz. Belki de o kişiye, daha önce hiç kimseyi arzulamadığınız kadar arzu duyarsınız. Çünkü aranızda belki duygusal değil ama bedensel bir etkileşim oluşur. Uzmanlar, bu durumu çoğunlukla ‘ten uyumu’ olarak tanımlıyor. Günümüzde cinsellik üzerine kurulmuş ilişkilerde bu uyum sıklıkla öne çıkıyor. Ten uyumunu yakaladıklarını söyleyen çiftler, birbirlerine dokunduklarında her şeyi unuttuklarını ifade ediyorlar. Ancak bu tür ilişkilerde duygusal bir iletişim pek yer almıyor. Çünkü çiftler, sosyal hayatlarında uyumlu kişiler olmayabilirler. Yatak dışında konuşamayan, güzel anları paylaşamayan bu bireyler için en önemli şey cinsel tatmin.
Yazı: Nilgün Yıldız

Yıllardır sadece biz değil; en ünlü yazarlar ve uzmanlar da bu soruları düşünür duruyor: ‘Acaba ilk görüşte aşk var mı?’ veya ‘Birini sadece cinsel olarak arzulamak doğal mı?’ Aşkın tanımı incelendiğinde, aşk; bir kadın ve erkek arasında beden, beyin, duygu ve zihinle yaşanan bir etkileşimdir. Hem dürtüsel hem de zihinseldir. Yani aşık olduğumuzda sadece bedenimiz değil, duygularımız da harekete geçer. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Özkan, aşktaki hormon etkinin çok fazla olmadığını belirtiyor ve ekliyor; “Cinsellik, dürtüsel bir arzudur. Bu arzu erkeklerde genellikle daha fazla görülür. Ancak ilişki bu temelde kurulamaz. Hormonların etkisi esas olarak cinsellik sırasında ortaya çıkar. Elbette beyin ve hormonlar birbirini etkiler. Beyindeki uyanma hormonları aktive eder. Cinsiyet hormonları da beyni uyarır…”

Kime Aşık Oluyoruz?
İlk görüşte aşık olduğumuzu düşündüğümüz kişileri, bazı kriterlere göre seçiyoruz. Bu kriterler ise bilinçaltımız, çocukluğumuz, zihnimiz, hormonlarımız ve daha önceki deneyimlerimize göre şekilleniyor. Özellikle geçmiş deneyimlerimiz tercihlerini etkiliyor. Prof. Dr. Sedat Özkan, “Olumsuz deneyimlerin oluşturduğu düşünce tarzıyla geleceğe bakıldığında yeni olumsuzlukların ortaya çıkacağı kaçınılmazdır. Bu nedenle kişinin hayata bakışı sadece yaşadıklarıyla sınırlı olmamalı” diyor.

Aşk Yok, Cinsellik Varsa…
Bir insana duygusal bağ olmaksızın sadece cinsellik yaşamak isteyenler, farkında olmadan bir kişilik sorunu yaşayabiliyorlar. Bu kişilerin yaşadığı sorunlar arasında ‘dürtü kontrol güçlüğü’ görülmekte. Daha çok olgunlaşmamış bireyler veya farklı yaşam tarzı arayışında olanlar, bu tür ilişkilere yönelmeye zorlanabilir. Ancak ilk görüşte cinsellik temelli bir arzu uyandıran bir ilişki, sadece cinsellik üzerine kurulu olduğunda sona ermek zorunda kalabiliyor.
Hormonlar Başrolde
Ten uyumu olarak bilinen cinsel uyumda, feromon adı verilen moleküllerin önemli rol oynadığı yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Bu moleküller havayla alınıp beyne iletilerek bir ten iletişimi yaratır. Bu maddeler sayesinde bireyin ruh hali ve davranış şekilleri değişir. Örneğin, yumurtlama döneminde olan kadınların yaydığı elektrik erkekler üzerinde daha çekici bir etki yaratarak dikkat çeker.

Cinsel Çekim Olmadan İlişki Olmaz mı?
Prof. Dr. Sedat Özkan, bu soruya şu şekilde yanıt veriyor; “Cinselliği abartmak da, önemsiz görmek de sık yapılan yanlışlardandır. Ancak iletişim eksikliği, çiftler arasında cinsel yetersizlikten daha önemli bulunuyor. Çünkü iletişim olmazsa cinsellik de gerçekleşmiyor ve bir süre sonra ilişkide sorunlar baş gösteriyor. Problemler, iletişimle çözüldüğü için ikili ilişkilerde bu unsur her şeyin üzerinde tutulmalıdır.”

Kadınlar Beyniyle Sevişiyor
Cinsel yaşamda kadın ve erkekler arasındaki yaklaşım oldukça farklıdır. Kadınlar cinselliğe daha duygusal bir bakış açısıyla yaklaştıkları için beyinleriyle sevişirken, erkekler daha fiziksel bir yaklaşım sergiliyor. Bu nedenle kadın, karşılarındaki erkekten daha fazla sevgi bekliyor. Ten uyumu ile geçen ilişkilerde ise kadın, erkeğin davranışlarına pek önem vermiyor. Onunla sadece fiziksel olarak birlikte olmak istediği için başlangıçta öne çıkan tek amaç yatakta buluşmak oluyor. Ancak uzmanlar, bu tür ilişkilerin kısa süre içinde özellikle kadınların kendilerini kullanılmış ve önemsiz hissetmelerine neden olabileceğini ve cinsellikle başlayan ilişkilerin duygusal bir yön almaması durumunda büyük hayal kırıklıkları yaşanabileceğini vurguluyor.