İş FikirleriPara kazanma

Teknik Analiz Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Yuvarlak Sayılar

Yuvarlak sayılar, psikolojik olarak büyük bir öneme sahiptir. Bu sayılar, piyasanın destek ve direnç seviyeleri üzerinde de etkili olabilmektedir. Örneğin, birçok yatırımcı için Dow Jones endeksi 20.000 seviyesi oldukça kritik bir eşiktir. Yuvarlak bir sayı olarak 20.000, Dow Jones endeksinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmekte ve ciddi bir psikolojik etkiye yol açmaktadır. Bu nedenle yatırımcılar, 10, 20, 35, 50, 100 ve 1000 gibi yuvarlak sayıları dikkatle takip ederler; bu sayede alım-satım işlemlerinin ne zaman yoğunlaşabileceğini tahmin edebilirler.

Hisse fiyatları bu yuvarlak sayılara yaklaştığında, alıcılar hemen harekete geçer. Bu durumda hisse fiyatları belli bir seviyede dengelenir ve bu seviyenin altına inmesi zorlaşır. Diğer yandan, fiyatlar yükseldiğinde ve bu yuvarlak sayılara ulaştığında, yatırımcılar ellerindeki hisseleri satmaya başlarlar. Sonuç olarak hisse değerleri belirli bir düzeyde stabilize olur ve daha fazla yükselmeme eğilimindedir. Bu alım-satım baskısı, önemli destek ve direnç noktaları oluşturur ve genellikle yatırımcılar üzerinde psikolojik etkiler yaratır.

5- Teknik Analizde Hacmin Rolü

Bugüne dek sadece fiyatla ilgili verileri inceledik. Ancak fiyat kadar önemli bir diğer metrik de “hacim”dur. Gelin hacim kavramını daha iyi tanımaya çalışalım.

Hacim Nedir?

Hacim, belirli bir zaman diliminde (genellikle bir gün içerisinde) alınıp satılan hisse sayısını ifade eder. Hacim, genellikle fiyat grafiklerinin alt kısmında yer alan sütun grafiklerle gösterilir. Bu sütunlardan yola çıkarak belli bir zaman diliminde ne kadar hissenin işlem gördüğünü öğrenmek mümkündür. Ayrıca hacim grafiklerini analiz ederek, hacmin ne zaman artıp azaldığına dair trendler de belirlenebilir.

Hacim Neden Önemlidir?

Teknik analistler, çeşitli trendlerin geçerliliğini onaylamak için hacim verilerini değerlendirir. Piyasalardaki her fiyat hareketinin ne ölçüde önemli olduğunu anlamak için önce hacim bilgilerine başvurmak gerekir. Örneğin, bir hisse fiyatının %50 artış gösterdiğini duyduğunuzda, hemen “Bu şirketin işleri açıldı!” şeklinde bir yorumda bulunmamak gerekiyor. Önce bu %50 artışın ne kadar hacimde gerçekleştiğini görmek önemlidir.

Diyelim ki bir hisse, uzun süre düşüş trendinde kaldıktan sonra aniden %5 yükseliyor. Bu durumda “Düşen trend aniden yükselişe geçti.” şeklinde düşünmeyin. Öncelikle bu fiyat artışının hangi hacimle gerçekleştiğini gözlemleyin. Eğer hacim ortalamanın altında kalıyorsa, bu durum şansa dayalı olabilir ve düşüş trendi muhtemelen devam edecektir. Ama eğer hacim oldukça yüksekse, o zaman düşen trendin yerini yükselen bir trend almış olabilir. Genelde en yüksek hacimler, fiyatların en yüksek ya da en düşük noktalarında ortaya çıkar.

Farklı zaman dilimlerinde hisselerin değer kazanıp kaybettiğini belirlemek için hacim ve fiyat trendlerini birlikte inceleyebilirsiniz. Örneğin, hacmin düşmesine rağmen fiyat daha yüksek bir trendde bulunuyorsa, hisse gerçekte değer kaybediyor demektir. Bu durumlarda yatırımcılar, ellerindeki hisseleri satma yoluna gidebilirler ki buna “sapma” denir.

Hacim Fiyattan Önce Gelir

Borsa işlem hacmindeki değişimler, fiyat değişimlerinden önce gelir. Teknik analistler, hacim değişimlerini takip ederek trend değişikliklerinin ne zaman olacağını tahmin etmeye çalışırlar. Yani hacim değişimlerinin fiyat değişimlerinden önce gerçekleşeceğini bilirler. Özetle, fiyat trendi yükseliş dönemindeyken hacim düşüyorsa, bu trendin uzun ömürlü olmayacağının göstergesidir ve bir nevi “balon” olarak kabul edilebilir.

6- Teknik Analizde Grafik Nedir?

Grafikler, fiyat değişimlerini görsel bir şekilde sunan araçlardır. Örneğin, belirli bir hissenin yıllık hareketlerini grafikle göstermek mümkündür. Grafikteki her nokta, o hisse senedinin bir gün sonundaki kapanış fiyatını temsil eder. Aynı şekilde grafikler, kısa zaman dilimlerinde de fiyat hareketlerini gösterebilir. Genellikle zaman X eksenine, fiyat ise Y eksenine yerleştirilir.

Yukarıdaki grafik, BIST endeksinin 2004’ten bu yana geçirdiği değişiklikleri sistematik bir şekilde gösteren oldukça basit bir grafik sunmaktadır. Bu grafik üzerinde yaklaşık 12 yıllık bir süreçteki fiyat değişimlerini rahatlıkla gözlemleyip çeşitli sonuçlar çıkarmak mümkündür. Grafiğin alt kısmında, yani X ekseninde yılların zaman dilimi yer alırken sağ tarafta Y ekseninde fiyatlar bulunmaktadır. “Şamdan” olarak bilinen bu tür grafiklerde her bir sütunun yüksekliği, hisse senedinin günlük, haftalık veya aylık fiyat değişimlerini yansıtır.

Grafik Özellikleri

Grafik analizi yaparken dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar vardır: zaman ölçeği, fiyat aralığı ve fiyat noktaları gibi unsurları göz önünde bulundurmak önemlidir.

Zaman Ölçeği

Zaman ölçeği, grafikteki tarih aralığını belirler. “Tarih” kelimesi sizi yanıltmasın; bu aralık 100 yıl, 3-5 saniye ya da daha fazlası olabilir. Çoğunlukla saatlik, günlük, haftalık, aylık ve yıllık zaman ölçekleri kullanılır. Günlük işlemler yapan borsacılar daha kısa zaman dilimleriyle ilgilenir ve bu detaylara dikkat ederler.

Fiyat Aralığı ve Noktası

Grafiğin sağ tarafındaki fiyat aralığı, hisse fiyatındaki değişimleri gösterir. İlk bakışta basit görünen bu durum, fiyat aralıklarını farklı şekillerde ifade etmenin mümkün olduğu anlamına gelir. Lineer (aritmetik) veya logaritmik yaklaşım yöntemlerinden biri seçilebilir.

Lineer fiyat aralıklarında, her iki fiyat arasında eşit mesafe olduğunu gözlemleriz; örneğin, 10’dan 20’ye yükselen bir hisse ile 40’tan 50’ye çıkan bir hisse arasındaki mesafe eşittir. Başka bir deyişle, lineer grafikler kesin fiyat değişimlerini gösterir ve yüzdelik değer değişimlerini ifade etmez.

Logaritmik fiyat aralıklarında ise fiyat hareketlerine yüzdelik açıdan bakılır. Yani her iki nokta arası mesafe, yüzdelik değişimle orantılıdır. Örneğin 10’dan 20’ye çıkan fiyat %100 artarken, 40’tan 50’ye çıkan fiyat %25 artmıştır. Burada, sayısal fark eşit olmasına rağmen yüzdesel değişimler farklıdır. Dolayısıyla, 40 ile 50 arasında daha az mesafe vardır.

Profesyonel yatırımcılar genellikle logaritmik grafikleri tercih ederler çünkü bu grafiklerde büyük fiyat hareketlerinin yüzdelerini görmek ve yorumlamak daha kolaydır. Lineer grafikler ise değişken piyasalarda yanıltıcı olabilir ve bu nedenle tercih edilmez.

Grafik Türleri Nelerdir?

Yatırımcılar, ihtiyaçları doğrultusunda dört farklı grafik türünden faydalanabilir. Bunlar; çizgi grafiği, sütun grafiği, mum grafiği ve nokta-şekil grafiğidir.

a. Çizgi Grafiği

En temel grafik türlerinden biridir; çünkü yalnızca belirli bir zaman dilimindeki kapanış fiyatlarını gösterir. Bu grafiklerde, her dönemin kapanış fiyatları birbirine bağlanarak bir çizgi oluşturulur. Gün içinde meydana gelen fiyat hareketleri hakkında detaylı bilgi almak oldukça zordur. Ancak birçok yatırımcıya göre kapanış fiyatları, açılış fiyatlarından ve belirli bir süre içinde en düşük/yüksek fiyatlardan daha önemlidir. Çizgi grafikleri, sağlanan verilerin karmaşık olmaması nedeniyle trendleri yakalamayı kolaylaştırır.

b. Sütun Grafiği

Sütun grafikleri, fiyatların en yüksek ve en düşük seviyeleri dahil olmak üzere her türlü göstereç ile birlikte içermektedir. Grafikleri belirli bir zaman diliminde fiyat aralığını temsil eden dikey çizgiler oluşturur. Sütunların yanındaki yatay çizgiler, açılış ve kapanış fiyatlarını temsil eder. Daha açıklayıcı olmak gerekirse, soldaki yatay çizgi açılış fiyatını, sağdaki yatay çizgi ise kapanış fiyatını gösterir. Eğer açılış fiyatı kapanış fiyatından düşükse, tipik olarak yeşil renk tercih edilir; bu, belirli bir zaman dilimi sonunda fiyatların yükseldiğini belirtir. Tersi durumda ise kırmızı kullanılır; kırmızı için düşüş anlamına gelmektedir.

c. Mum Grafiği

Mum grafikleri, Japonya’da 300 yılı aşkın bir süre önce ortaya çıkmış ve günümüzde hem borsacılar hem de yatırımcılar arasında büyük bir popülarite kazanmıştır. Sütun grafiklerinde olduğu gibi, fiyat aralığını gösteren dikey bir çizgi içerir ve hisse fiyatının yükselip alçaldığına bağlı olarak renklendirilir. Açılış ve kapanış fiyatlarını belirlemek için sütunun kalınlığı dikkate alınır.

d. Nokta ve Şekil Grafiği

Nokta ve şekil grafikleri, günlük yatırımcılar tarafından sık kullanılmaz. Ancak, borsa tarihinin erken dönemlerinden beri varlıklarını sürdürüyorlar. Bu tür grafiklerde, zaman veya hacim gibi ölçütler yer almadığından karmaşayı önlerler. Ayrıca, az etkili fiyat hareketleri de grafiğe dâhil edilmez. Bu nedenle, kullanıcılar ilk bakışta ihtiyaç duydukları fiyat verisini kolayca bulabilirler. Nokta ve şekil grafiklerinde zaman unsuru devre dışıdır, bu da grafiğin akışını etkilemez.

7- Hareketli Ortalama

Fiyat hareketlerinin dalgalı yapısından dolayı grafiklerin doğru yorumlanması zorlaşır. Bu noktada hareketli ortalamalar devreye girer. Hareketli ortalamalar, günlük dalgalanmaları ortadan kaldırarak trendleri belirlemeyi kolaylaştırır. Geçmişteki fiyat hareketlerinin ortalaması alınır; böylece hareketli ortalamaların temel amacı, geçmiş fiyat değişimlerini daha iyi kavramamıza yardımcı olmaktadır. Bu ortalamalar, fiyat hareketlerinde destek ve direnç görevini üstlenebilir.

Basit Hareketli Ortalama

Basit hareketli ortalama, en sık kullanılan türdür. Bu teknikte, belirli bir zaman dilimindeki tüm kapanış fiyatları toplanır ve ortalama hesaplanır. Örneğin, 10 günlük bir basit hareketli ortalama almak istiyorsanız, son on günün kapanış fiyatlarını toplarsınız ve elde edilen değeri 10’a bölersiniz. Hepsi bu kadar!

Doğrusal Ağırlıklı Ortalama

Doğrusal ağırlıklı ortalama, en az kullanılan hareketli ortalama türüdür. Bunu hesaplamak için bütün kapanış fiyatları alınarak, veri noktasının konumuyla çarpılır ve ardından dönem sayısına bölünür. Farz edelim ki beş işlem gününün doğrusal ağırlıklı ortalamasını alıyorsunuz. Bu durumda en son kapanış fiyatını 5 ile, dördüncü günün fiyatını 4 ile, üçüncü günün fiyatını 3 ile çarparak devam edersiniz ve sonunda toplam değeri 5’e bölersiniz. Bu yöntem, basit hareketli ortalamada yaşanan sorunları ortadan kaldırır. Ancak yine de birçok yatırımcı doğrusal ağırlıklı ortalamayı tercih etmemektedir.

Üssel Hareketli Ortalama

Üssel hareketli ortalama, diğer türlere göre daha karmaşık bir hesaplama yöntemi izler. Bu sayede veri ile ilgili olası sorunları önlerken, yakın dönemdeki veri noktalarına daha fazla ağırlık verir. Çalışmamızda üssel hareketli ortalamayı nasıl uygulayacağımızı anlatmak mümkün değil; fakat unutulmaması gereken önemli nokta, üssel hareketli ortalamaların güncel verileri daha etkin kullandıklarıdır. Bu nedenle birçok borsa uzmanı ve yatırımcı, bu yöntemi tercih etmeyi önerir.

8- İndikatörler ve Osilatörler

İndikatörler, teknik analizde kullanılan istatistiksel yöntemlerdir. Para akışı, trendler ve dalgalanmalar gibi verileri ele alarak gerçek fiyat hareketlerini belirlememize yardımcı olur. Bu indikatörler, grafiklerin doğruluğunu kontrol etmeyi ve alım-satım zamanlarını planlamayı kolaylaştırır.

İndikatörlerin iki temel türü vardır:

Öncü İndikatörler: Bu indikatörler, fiyat hareketlerinden önce gelir ve geleceğe dair tahminler yapmamıza yardımcı olur. Özellikle yatay trendlerin hâkim olduğu dönemlerde kullanışlıdırlar.

Gecikmeli İndikatörler: Gecikmeli indikatörler, fiyat hareketlerinden sonra ortaya çıkar ve trendlerin teyit edilmesine yardımcı olur. Genellikle belirli trendlerin hâkim olduğu dönemlerde yatırımcılar için oldukça faydalıdır.

İndikatörleri yapılarına göre iki şekilde ayırmak da mümkündür:

Osilatörler: En yaygın kullanılan teknik indikatörlerdir ve genelde belirli bir aralık içinde hareket eder. Örneğin, 0 ile 100 arasında bir osilatör düşüş ve yükseliş durumunu belirler.

Sınırsız İndikatörler: Bu türler, alım-satım için uygun zamanları tespit etmeye yardımcı olur ve trendlerin gücünü anlamamıza katkıda bulunur. Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, sınırsız indikatörlerin hiçbir veri dizisi veya aralığı kullanmadan işlev görmesidir.

İndikatörler, “geçiş” veya “sapma” yöntemiyle alım-satım kararları verirken bize yol göstermektedir. Geçiş, en yaygın yöntemlerden biridir. Fiyatlar iki hareketli ortalamanın kesiştiği noktada değiştiğinde meydana gelir. Sapma ise fiyat trendleri ve indikatörlerin yönleri farklı yönlerde hareket ettiğinde ortaya çıkar; bu da genel olarak fiyat trendinin zayıfladığına işaret eder.
İndikatörler, ivme, trend, dalgalanma ve daha birçok değerli unsuru belirlemekte bize büyük destek sağlamaktadır. Ancak, indikatörlerin etkili olabilmesi için diğer teknik analiz yöntemleri ile bir arada kullanılması gerektiğini unutmamak gerekir.

Sonuç

Teknik analizin temel prensibi, hisse senetlerinin fiyatlarının analiz edilerek gerekli tüm verilerin elde edilebileceği varsayımına dayanmaktadır. Teknik analistler, fiyat ve istatistikleri dikkatlice inceleyerek, piyasanın geleceğini anlamaya çalışır ve fiyatların artıp azalacağı konusunda tahminlerde bulunur. Eğer siz de yazının içeriğinde belirtilen bilgileri göz önünde bulundurup analizler yaparsanız, yatırımlarınızı daha akılcı bir şekilde yönetebilir ve kazançlarınızı artırabilirsiniz. Başarılar dileriz!

Bonus: Teknik Analiz Eğitim Kitabı

Teknik analizi derinlemesine öğrenmek isteyenler için, ülkemize büyük katkılar sağlamış olan değerli akademisyen Yaşar Erdinç’in teknik analiz kitabını ücretsiz olarak edinebilirsiniz. İndirmek için buraya tıklayınız.

İlginizi Çekebilir

Teknik Analizde Formasyonlar

Borsa Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler

Borsadan Para Kazanma Yolları

Warren Buffett’tan 10 Önemli Yatırım Tavsiyesi

Berkay BABAOĞLUBerkay BABAOĞLU

Berkay BABAOĞLU

Boğaziçi Üniversitesi “Çeviri Bilimi” bölümünden mezun olduktan sonra iş hayatına atıldı. Silverline, Coca Cola gibi birçok firmada üst düzey pozisyonda çalıştı. Şimdi ise Simfer firmasında uluslararası satış müdürü olarak görev yapmakta. Sizler için iş hayatında başarı yakalamakla ilgili rehber niteliğinde yazılar kaleme alıyor.