EŞİMİ ÇARŞIDAN ALDIM!
NTV’nin ikonik programı Empati’de Ahmet Mümtaz Taylan’ın konuğu olan Songül Öden, boşanmış bir ailenin içerisinde geçen çocukluğunun oyunculuk kariyerine nasıl yön verdiğini, hayata bakış açısını, ailesini ve eşini tüm samimiyetiyle anlattı…
Songül Öden, okuma yazmayı annesiyle beraber öğrendi
Hissettiğim utanç!
İlkokula başladığında,anne O da Songül ile birlikte ilkokul sıralarına giderek okumayı yazmayı öğreniyordu. Öden, o dönemle ilgili olarak: “Annem okuldan dönerken, çocukken bunu tuhaf buluyordum, açıkça itiraf ediyorum ki utanıyordum!” dedi.
Herkesin annesi okuma yazmayı biliyordu; ben de annemin okuma yazma bilmemesi konusunda, içimde çocukça bir yargılama yapmışım! O duyguyu hatırlıyorum! Aslında daha çok utanması gereken annemin anne ve babasıydı, ama onlara da bu bilginin verilmiş olması, kızların okuyamayacağı düşüncesini benimsemiş olmaları üzücü…” gözleri dolarak ifade etti.
Bir daha dünyaya gelsem, annemi seçerim
Diyarbakır kökenli bir ailede büyüyen Songül Öden, küçük yaşta annesi ve babası boşanıyor. 3 ablası, 1 abisi ve 1 küçük kız kardeşiyle büyüyen Öden: “Kızım olduktan sonra annemi daha iyi anlıyorum. Onu kendimden çok daha başarılı buluyorum.” diye konuştu.
Annesinin geleneksel bir kadın olduğunu ve Diyarbakırlı bir anne olarak tüm kodlarıyla büyüdüğünü belirten Öden, “Onun, kitapları defterleri kaplamak için geliştirdiği telaş ve bize aldığı kırtasiye malzemelerine gösterdiği heyecan beni anladı. Kız kardeşleriyle ve annesiyle büyümek bana dürüst olmayı öğretti; gücümü dürüstlüğümden aldığımı düşünüyorum.” dedi.
Bazen net tavırlarım nedeniyle dayak da yedim, ama umurumda bile değildi. Babasız bir evde, maddi ve manevi zorluklarla büyümek çocukluğumun gerçeğiydi. Annemin kızı olmak zorlayıcıydı, sert bir kadındı; ama bir daha dünyaya gelsem, annemi yine seçerim.”
Babasız yaşamak bizi yalan söylemek zorunda bıraktı!
Babasız büyümek oldukça zordur; çünkü sabit bir rol modelin yok. Hayatı, ilişkileri bu eksiklik üzerinden anlamaya çalışıyorsun. O yüzden acı verici…”
Çocukken, babamızın hiç olmadığını düşündüğümüzde kendimizi başkalarına yalan söylemek zorunda bırakıyorduk. “Babaya ihtiyacımız yok!” gibi cümleler kurardık; aslında bu acıyla baş etmenin bir yoluydu. Sonrasında kurulan ilişkilerde, yaşanan aksaklıkları fark ettiğinde, bu durumun ne kadar etkilediğini anlıyorsun!”
Eşimi dükkandan aldım
Mutlu bir evliliği ve bir kızı olan Songül Öden, “Eşime ‘seni çarşıdan aldım’ diyerek espri yapıyorum; çünkü Kapalıçarşı’da tanıştık. Orada aşkımız başlamadı, benim için öyleydi; belki onun için öyle oldu ama benim için sonrasında oldu. İlk görüşte aşık olmadım ama çok etkilendim…” şeklinde sözlerini tamamladı.
