Magazin

Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi; Karar Duruşması Yarın!

Gezi Parkı eylemleri sırasında sanatçıları yönlendirme iddiasıyla yargılanan ve 248 gün tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan Ayşe Barım hakkında savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. İddianamede 22-30 yıl hapis cezası istenirken, duruşma savcısı suçlamayı değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapsi talep etti; davanın karar duruşması yarın gerçekleşecek.

Gezi Parkı eylemlerine sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla 12 yıl önce tutuklanan, 248 gün cezaevinde kaldıktan sonra 1 Ekim’de tahliye edilen ID İletişim’in sahibi menajer Ayşe Barım hakkında savcılık, esas hakkındaki mütalaasını İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletti.

İddianamede Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 22 yıldan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenirken, duruşma savcısı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası talep etti. Davanın karar duruşması yarın yapılacak.

30 YILDAN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBETE

Dizi-film sektöründeki tekelleşme iddialarıyla gözaltına alındıktan sonra, Gezi Parkı eylemlerinin “planlayıcılarından” olduğu iddiasıyla 28 Ocak’ta tutuklanan Barım, bağlı olduğu ajansın sanatçılarını eylemlere yönlendirdiği gerekçesiyle yargılanıyor. Savcılık, duruşmanın ara kararında 16 Ocak’ta mahkemeye sunduğu mütalaada, iddianamedeki “yardım” suçlaması yerine Barım’ın doğrudan iştirak kapsamında cezalandırılması gerektiğini savundu.

“GEZİ EYLEMLERİ PLANLI VE SİSTEMLİ YÜRÜTÜLDÜ”

Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin organizasyon dahilinde, planlı ve sistematik bir şekilde gerçekleştirildiği belirtildi. Barım’ın, yüksek görünürlüğe sahip sanatçılar aracılığıyla planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu; süreci sosyal medya üzerinden etkili bir şekilde yönettiği iddia edildi.

Barım’ın eylemler öncesinde ana aktörlerle doğrudan bir iletişiminin bulunmadığı, ancak hazırlık aşamasında sık ve düzenli iletişim kurduğu, bu görüşmelerin tesadüf olamayacağı kaydedildi.

“ASIL AMAÇ KAOS ORTAMI OLUŞTURMAK”

Savcılık, eylemlerin görünüşte demokratik bir protesto olarak sunulmasına rağmen, gerçek amacın ülke genelinde kaos yaratmak ve hükümeti devirmek olduğunu öne sürdü. Şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla sosyal medyada #occupyturkey ve #DirenGeziParkı etiketlerinin koordineli olarak paylaşıldığı ve yaygınlaştırma faaliyetlerinin yürütüldüğü belirtildi.

“SANATÇILAR ORGANİZE ŞEKİLDE SAHAYA YÖNLENDİRİLDİ”

Mütalaada, Barım’ın menajerlik şirketine bağlı sanatçılarla organize bir şekilde Gezi Parkı’nda bir araya geldiği, bazı sanatçıların bildiri okuduğu tespit edildi. ID İletişim’e ait kurumsal hesaplar ile sanatçıların sosyal medya hesaplarının eşgüdümlü bir şekilde yönetildiği ifade edildi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİ İÇİN UYGUN ZEMİN OLUŞTU”

Savcılığa göre, meydana gelen karışıklık ortamı PKK/KCK, DHKP-C, TKP/ML-TİKKO ve MLKP gibi yasadışı silahlı grupların faaliyetlerine zemin hazırladı. Bu süreçte hükümeti devirmeye veya görevini yapmasını engellemeye yönelik suçlara iştirak edildiği iddia ediliyor.

“ANA SANIKLARLA DOĞRUDAN İRTİBAT”

Barım’ın, Gezi Davası’ndaki ana sanıklardan firari Mehmet Ali Alabora ve hükümlü Çiğdem Mater Utku ile doğrudan irtibatının olduğu; irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi konumunda bulunduğu öne sürüldü. Sanatçıların ifadelerinde eylemlere kendi iradeleriyle katıldıklarını belirtmelerine rağmen, Barım ile kurulan yoğun iletişimin içeriğinin açıklanamadığı ve bu durumun iletişim kayıtlarıyla çeliştiği vurgulandı.

YARGITAY KARARI DA DAYANAK YAPILDI

Mütalaada, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas, 2023/6359 Karar sayılı ilamına atıf yapılarak, Gezi Parkı eylemlerinin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs” suçunu oluşturduğu görüşü benimsendi.

Ayşe Barım hakkında verilecek kararın, yarın yapılacak duruşmada açıklanması bekleniyor.