Dizi & Sinema

Fetihler Sultanı: “Beni Gölgeme İhanet Eden, Güneşi Bir Daha Göremez!”

TRT 1’in popüler dizisi “Mehmed: Fetihler Sultanı”, 70. bölümüyle 24 Şubat Salı akşamı 20.00’de izleyiciyle buluşacak.

“Mehmed: Fetihler Sultanı”nın 70. bölümünde neler yaşanacak?

Fatih Sultan Mehmed, Divan-ı Hümayun’u toplar ve yeni Kızılelma’nın Bosna olduğunu duyurur. Ancak bu karar, görünüşte basit bir sefer fermanından çok daha fazlasını ifade etmektedir. Bosna yalnızca bir kapıdır; o kapının ardında, Orta Avrupa’nın en zeki liderlerinden biri, Matthias Corvinus bulunmaktadır.

Mehmed, Bosna’ya yürümek demek, yalnızca bir toprak parçasını ele geçirmek değildir. Asıl mesele, “kurt gibi zeki” diye tanımladığı bu kralın stratejilerini boşa çıkarmaktır. Bu sefer çözüm, kılıçta değil, kelimelerde saklıdır.

Sarayda dengeleri sarsan bir karar alınır: Şehzade Bayezid, elçi olarak gönderilecektir. Bu, yalnızca bir diplomasi görevi değil; bir şehzadenin devlet aklını kanıtlayacağı ve olgunlaşacağı önemli bir anıdır.

İshak Paşa için bu karar, yalnızca ince bir siyaset hamlesi olmaktan çok, karanlık bir yolculuğun başlangıcıdır. Ona göre, bu görev genç şehzade için büyük bir tehlike taşımaktadır. Devlet çıkarları ile baba şefkati arasında sıkışan saray mensupları, sessiz bir fırtınanın ortasında kalmıştır.

“Aklın kılıcın, sözün kalkanın olacak.”

Bu ifade, sadece bir nasihatten çok daha derin bir anlam taşıyan bir kader habercisidir. Ancak sarayda herkes kaderin peşinde değildir… İshak Paşa, şehzadenin geri dönüşünden endişelidir.

Şehzade’yi korumak amacıyla devlet düzenini zorlamaya yönelik bir plan devreye sokulacaktır. Gizli hamleler, geciken emirler ve değişen güzergahlar… Ancak Osmanlı sarayında hiçbir sır uzun süre saklı kalamaz.

Diğer yanda, pusuya yatan iki figür var: Vlad III ve Gabor. Osmanlı’nın hazırlıklarını sezmiş gibidirler. Savaş daha başlamadan, Osmanlı’nın gücünü kökünden kırmayı hedeflerler. Niş’te dökülen toplar, imparatorluğun yeni güç sembolüdür.

Yanlış bir kıvılcım, tüm orduyu karanlık bir sona sürükleyebilir. Tek bir ateş, bir ordunun kaderini değiştirebilir. Vlad ve Gabor’un planı nedir?

Balkanlar’da rüzgar, tersine dönmeye başlamıştır. Küçük prenslikler, iki büyük güç arasında sıkışmış durumdadır. Kimisi korkuyla, kimisi hırsla taraf seçmeye zorlanmaktadır. Mehmed’in yanıtı gecikmeyecek; gölgesine sığınan ile gölgesinden kaçanı ayırmakta tereddüt etmeyecektir.

Ve hikaye, dar bir vadide düğümlenir…

Genç bir şehzade, karşısında disiplinli bir Macar ordusu ve belki de görünenden daha karmaşık bir hesapla yüzleşmektedir. Diplomasi için uzanan el mi galip gelecek, yoksa tarih bir kez daha çelikle mi yazılacak?