Magazin

İlber Ortaylı’nın Son Günleri Hakkında Dikkat Çeken Ayrıntılar Ortaya Çıktı

Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, babasının yaşamının son dönemine dair oldukça içten ifadelerde bulundu. Bir yayına katılan Tuna Ortaylı, babasının hastalıklarına rağmen seyahat etmekten vazgeçmediğini anlatarak, hastanede onun yanında olmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti.

“Babam Hiç Evde Oturmayı Sevmezdi”

İlber Ortaylı’nın son yıllarında yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen gezmeyi sürdürdüğünü ifade eden kızı, babasının hayatının çoğunu hareket halinde geçirdiğini söyledi.

Tuna Ortaylı, “Babam çok seyahat ediyordu. Tüm hastalıklara ve tedavi süreçlerine rağmen hâlâ gezmeye devam ediyordu. Evde oturmayı hiç sevmezdi” diyerek babasının karakterini betimledi.

Hatta Ortaylı, babasının vefatından önce bile seyahat etmeye devam edeceğini düşündüğünü ifade ederek, hastanede yanında olmanın kendisi için beklemediği kadar anlamlı bir veda haline dönüştüğünü aktardı.

“Güzel Bir Veda Anıydı”

Tuna Ortaylı, babasının son günlerinde yanında olabilmeyi kendisi için güzel bir veda olarak değerlendirdi.

“Babamın naaşını bir yerden uçakla almak zorunda kalacağım konusunda kesin bir inancım vardı” diyen Ortaylı, hastanede babasının yanında olmanın kendisine veda edebilme fırsatı sunduğunu paylaştı.

Bu ifadeler, baba-kız arasındaki bağın ne kadar derin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Defin Yerini Zamanla Değiştirdi

İlber Ortaylı’nın defnedilmek istediği yer hakkında yıllar içinde farklı düşünceleri olmuş. Başlangıçta Karadeniz’e bakan bir yer isteyen Ortaylı, daha sonra Ayvalık ve Gelibolu bölgelerini de değerlendirmiş.

Sonrasında ise Fatih Haziresi fikrine sıcak bakmaya başlamış ve hatta kızına cenazesinin Fatih Camii ya da Sultanahmet Camii’nden kaldırılmasını arzuladığını söylemiş.

Yedi Ev Sayısız Kitap

Tuna Ortaylı, babasının hayatı boyunca kullandığı yedi evden söz etti. Bu evlerin çoğunda aslında İlber Ortaylı’dan çok kitapların hayat bulduğunu ifade etti.

Yeşilköy’deki evini bir kütüphane gibi kullanan Ortaylı’nın asıl yaşadığı yer Baltalimanı’ydı. Farklı evlerde farklı yaşam deneyimleri edinmeyi sevse de, onun gerçek dünyasının büyük bir kısmını kitaplar oluşturuyordu.