Oyun

Yeni araştırma: Oyun oynamak beyninizi çürütmez, ama aşırı alışkanlıklar zararlı olabilir!

Uzun süre oyun oynamanın ergenlerin beyinlerine zarar verdiği yıllardır ebeveynler tarafından düşünülüyor. Ancak yeni bir çalışma bunun aksini öne sürüyor. Görünüşe göre, gençlerin oyun oynama saatleri aslında duygusal ve bilişsel zararların asıl sebebi değil. Araştırmacılar, ergenlerin oyun oynama süresinin bazı bilişsel becerilerle küçük pozitif ilişkileri olduğunu keşfetti.

Endişe verici belirtiler, kompulsif veya düzensiz oyun oynama belirtileri gösteren ergenler arasında daha belirgin şekilde ortaya çıktı. Yani, oyunu kontrol edemeyen, dürtüleri inkâr edemeyen ya da negatif sonuçlara rağmen oyun oynamaya devam etmek için yalan söyleyenler, tehlike altında olanlar.

Sorun saatimizde mi?

Araştırma, yayımlanan (via Techxplore) Computers in Human Behavior dergisinde, 12 ile 16 yaşları arasındaki 3,854 genci inceledi. Araştırmacılar, ortalama oyun oynama süresini İnternet Oyun Bozukluğu (IGD) belirtileri ile değerlendirip, her ikisini de geniş bir bilişsel ve motor test bataryasıyla karşılaştırdı.

IGD belirtileri, ölçülen her bilişsel alanda daha düşük puanlarla bağıntılıydı; bu alanlar arasında akıl yürütme, sözel ve sayısal yetenek, görsel-uzamsal beceriler ve uzun dönem hafıza bulunuyor. Daha belirgin IGD belirtileri olan katılımcılar, baskı altında hızlı karar vermeyi gerektiren görevlerde daha fazla hata yapmışlardır.

Araştırmacılar istatistiksel olarak düzensizliği hesaba kattıklarında, oyun süresinin ters bir yönde gittiğini göstermiştir. Daha uzun oyun süreleri, görsel-uzamsal beceri, akıl yürütme ve hafızada mütevazı pozitif ilişkiler göstermiştir. Bu, 12 saatlik bir Rainbow Six Siege oturumunun artık tıbbi olarak önerildiği anlamına gelmiyor, ancak yüksek oyun süresinin otomatik olarak bilişsel zararı işaretlediği varsayımını sorguluyor.

Ne oynadığınız da önemli

Strateji ve rol yapma oyunları, daha güçlü akıl yürütme ve sözel becerilerle ilişkilendirilirken, nişancı oyunları IGD şiddeti ile en güçlü ilişkiye sahipti. Bireysel oyunlar incelendiğinde ise daha fazla ayrışmalar gözlemlendi. The Sims ve Animal Crossing gibi metin ağırlıklı ve planlama odaklı oyunlar, sözel yetenekle olumlu bir ilişki gösterdi. Sürekli ilerleme sistemleri içeren canlı hizmet oyunları, Fortnite, Roblox ve Brawl Stars gibi oyunlar, düzensiz oyunla en güçlü ilişkileri gösteriyordu.

Araştırmacılar, belirli mekaniklerin türden daha önemli olabileceğini önerdiler. Ancak bu çalışma kesitsel yapıda olduğu için araştırmacılar neden-sonuç ilişkisi kuramadılar. Daha güçlü bilişsel becerilere sahip gençler, karmaşık strateji oyunlarına doğal olarak yönelebilirken, önceden var olan zorluklar, bazı ergenleri kompulsif oyun oynamaya daha duyarlı hale getirebilir. Bu nedenle, yalnızca oyun saatlerine bakmak artık geçerliliğini yitirdi. Nasıl oynandığı, oyunu bırakıp bırakamadığı ve hangi tür sistemlerin tekrar geri çektiği önem kazanıyor; bu faktörler, saatlerin ham sayısından çok daha fazla bilgi sunabilir.