Türkiye’nin Mobil Teknoloji Ekosisteminde Tektonik Değişim: Google Soruşturması, Stratejik Hedging ve Yerli Yapay Zeka Devrimi
Türkiye mobil teknoloji pazarı, 2026 itibarıyla tarihindeki en önemli aşamalardan birine girmiştir. Rekabet Kurumu’nun (TCA) Google’a yönelik başlattığı kapsamlı soruşturmalar, yalnızca bu teknoloji devinin pazar stratejilerini denetlemekle kalmıyor, aynı zamanda Android cihaz üreticilerinin yönelimlerini, uygulama geliştiricilerin iş modellerini ve kullanıcıların dijital alışkanlıklarını köklü bir şekilde etkileyerek bir “ekosistem dönüştürmesi” başlatıyor.
Yapay zekâ destekli arama hizmetini Türkiye’de bir yıl önce ortaya koyan Yandex gibi rakipler, yerel kullanıcılar için yenilikçi çözümler sunarken, Google’ın Türkiye’de AI Modu ve AI Bakışı’nı sunması küresel lansmandan sonra oldukça gecikmiştir.
Sektör kulislerinde “Move out Google” (Google’dan Çıkış) şeklinde adlandırılan ve büyük Android üreticilerinin (Samsung, Xiaomi, vivo, Honor ve diğerleri) risklerini dağıtmak için yeni ortaklıklar arayışına girmesi, bu dönüşümün somut bir yansıması olarak ortaya çıkıyor.
Rekabet Kurumu’nun 08.01.2026 tarihli ve 26-01/2-M sayılı kararı, Google’ın cihaz üreticileriyle imzaladığı sözleşmelerin ve Android Geliştirici Doğrulama Programı’nın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği iddiasıyla resmi sürecin başlatıldığını açıkça ortaya koyuyor. Bu analizde, soruşturmanın kapsamı, global ve yerel teknoloji devlerinin bu konudaki durumu ve Türkiye’nin yapay zeka odaklı yeni mobil geleceği çok yönlü bir perspektifle ele alınıyor.
Rekabet Kurumu’nun 2026 Soruşturması: 2018’den Bugüne Ne Değişti?
Türkiye’de Google’ın Android işletim sistemi üzerindeki egemenliğinin sorgulanması yeni bir durum değil. 2018 yılında Avrupa Komisyonu’nun verdiği 4,34 milyar avroluk rekor cezanın ardından Türkiye Rekabet Kurumu da benzer bir yaklaşım sergileyerek Google’a Android cihaz üreticileri üzerindeki baskısı nedeniyle ceza vermiş ve çeşitli yükümlülükler getirmiştir. Ancak, 2026 yılında başlatılan yeni soruşturma, Google’ın bu yükümlülükleri “şekilsel olarak” yerine getirmiş görünmesine rağmen, ekonomik teşvikler ve karmaşık sözleşme yapılarıyla “fiili tekelini” sürdürdüğü iddiasıyla belirlenmiştir.
Sözleşme Yapılarındaki Görünmez Kelepçeler
Rekabet Kurumu’nun incelemeleri, Google’ın cihaz üreticileriyle imzaladığı “Türkiye Gelir Paylaşımı Sözleşmesi” ve “Google Arama Yerleştirme Sözleşmesi” üzerine yoğunlaşıyor. 2018 kararı sonrasında Google, arama widget’ının ana ekrana yerleştirilmesini “resmen” zorunlu olmaktan çıkarmış olmasına rağmen, bu widget’ı yerleştiren üreticilere sunduğu finansal teşviklerle “yönlendirici bir etki” yaratıyor. Kurul, lisanslı tüm üreticilerin bu opsiyonel sözleşmeleri imzalamış olmasını ve rakip arama araçlarının ana ekranda yer bulamamasını bu etkinin bir kanıtı olarak değerlendiriyor.
Dahası, Google Chrome tarayıcısının önceden yüklenmesi ve varsayılan tarayıcı olarak ayarlanması yönündeki şartlar, tarayıcı pazarındaki rekabeti engelleyici unsurlar arasında yer alıyor. Google Sesli Asistan’ın sunduğu entegre avantajlar da Google Arama’nın pazar etkisini artıran unsurlardandır.
| İncelenen Sözleşme Bileşeni | Kurulun Endişesi | Potansiyel Etki |
| Türkiye Gelir Paylaşımı Sözleşmesi | Google Arama’yı varsayılan yapan üreticilere ödeme yapılması | Rakiplerin pazara giriş maliyetinin artması |
| Google Arama Yerleştirme Sözleşmesi | Ana ekranda widget yerleşimi için sunulan avantajlar | Rakip widget’ların görünürlüğünün azalması |
| Chrome Ön Yükleme Şartı | Tarayıcının ana uygulama setinde bulunma zorunluluğu | Yerli ve global tarayıcıların kullanım oranının düşmesi |
| Android Fork Kısıtlamaları | Alternatif işletim sistemi geliştirilmesinin engellenmesi | İşletim sistemi düzeyinde inovasyonun tıkanması |
Alternatif İşletim Sistemlerine Yönelik Bariyerler
Soruşturmanın en önemli başlıklarından biri, Google’ın üreticilerin Android açık kaynak kodunu (AOSP) kullanarak kendi işletim sistemlerini geliştirmelerini veya üçüncü taraf işletim sistemlerini cihazlarında kullanmalarını yasaklayan sözleşme maddeleridir. 2018 kararında bu kısıtlamalar bir ihlal olarak değerlendirilmemişken, Rekabet Kurumu 2026’nın değişen pazar dinamikleri ışığında bu durumu tekrar gözden geçiriyor.
Küresel ve Yerel İş Birlikleriyle Ekosistemi Güçlendirmek
Rekabet Kurumu’nun Google’a yönelik baskısı, Samsung, Xiaomi, vivo, Honor gibi büyük oyuncuların Türkiye pazarındaki geleceklerini güvence altına almak için alternatif ekosistem arayışlarını hızlandırmalarına sebep oluyor. “Move out Google” söylemleri, bu firmaların Google hizmetlerine bağımlılıklarını azaltma ve boşluğu yerel ya da uzmanlaşmış yapay zeka servisleriyle doldurma stratejisi olarak değerlendiriliyor.
Bu stratejik riskten korunma sürecinin en dikkat çekici örneği, Perplexity AI ile kurulan ortaklıklardır. Motorola, 2025 itibarıyla Perplexity’yi Razr serisi gibi amiral gemisi cihazlarında önceden yüklenmiş olarak sunmaya başlayacak.
Rekabet Kurumu’nun Google’ın “Android Geliştirici Doğrulama Programı” çerçevesinde oluşturduğu engelleri incelemesi, Codeway, HubX, Yandex’in Türkiye için geliştirdiği Yandex AI gibi yerel uygulama devleri açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu firmalar, düzenleyici iyileştirmeler ile Türkiye pazarında çok daha baskın bir konuma gelme potansiyeline sahiptirler.
Ekonomik Projeksiyonlar ve Pazar Dinamikleri
Türkiye’deki üretken yapay zeka pazarı, düzenleyici süreçlerin de etkisiyle büyük bir büyüme potansiyeli göstermektedir. IMARC Group verilerine göre, 2024 yılında 128,16 milyon dolar olan pazarın 2033 yılında yıllık %17,48’lik bir büyüme oranıyla 546,31 milyon dolara ulaşacağı öngörülmektedir.
| Yıl | Tahmini Pazar Büyüklüğü (Milyon USD) | Büyüme Oranı (CAGR) |
| 2024 | 128.16 | – |
| 2025 | ~150 | %17.48 |
| 2033 | 546.31 | %17.48 (2025-2033) |
Türk yazılım geliştiricilerinin %83’ünün günlük işlerinde üretken yapay zeka araçlarını kullandığı gerçeği, ülkenin bu teknolojik dönüşüme hızla adapte olduğunu gösteriyor. Küresel ölçekte ise, üretken yapay zeka uygulamalarının 2026 yılında tüketici harcamalarında 10 milyar doları aşması bekleniyor.
Rekabet Kurumu’nun 2026 Vizyonu: Dijital Egemenlik ve Kullanıcı Özgürlüğü
Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, 2026’nın Türkiye için bir “dijital denetim yılı” olduğunu doğrulamaktadır. Küle, yalnızca Google değil; Apple, Sahibinden ve Kariyernet gibi büyük platformlar hakkında da soruşturmaların sürdüğünü belirtmektedir. Kurumun 2026 stratejisi, algoritmik şeffaflık, işgücü piyasası denetimi ve yapay zeka temelli stratejik ortaklıkların incelenmesi gibi temel unsurlara odaklanmayı planlamaktadır.
Sonuç: Mobil Ekosistemin Demokratikleşmesi
Rekabet Kurumu’nun Google aleyhine başlattığı 2026 soruşturması, Türkiye’deki mobil ekosistemi çok kutuplu ve yapay zeka odaklı bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor. “Move out Google” söylemi, bir kaçış değil; daha adil ve yerel bir teknoloji ekosistemine doğru atılan bir stratejik adım olarak yorumlanmaktadır.
Küresel yapay zekâ alanındaki yeni rakipler ve yerli girişimlerin uluslararası başarıları, bu yeni çağın yapı taşlarını oluşturmaktadır. Kullanıcıların daha fazla seçenek bulabileceği bu ekosistem, Türkiye’nin dijital egemenliği açısından bir güvence halini alıyor. Soruşturma sonucunda alınacak kararlar, Türk halkının internetle kurduğu ilişkinin önümüzdeki on yılını şekillendirecek. 2026, Türkiye için dijital yenilenme ve yapay zeka ile yeniden doğuş yılı olma potansiyeli taşıyor.

