Flört, Aldatma Değil!
Evliyseniz ya da uzun bir süre boyunca birisiyle berabersiniz.
İlişkinizde her şey yolunda gidiyor. Fakat biraz heyecan
kaybı yaşıyorsunuz. Son zamanlarda iş yerinizdeki biriyle
aranızdaki göz teması artmış, konuşurken ya siz ona ya da o size nazikçe dokunuyor, başlıca bir flörtleşme içindesiniz. Bu da o anlarda kendinizi iyi hissettiriyor. Ya da rastlantı sonucu karşılaştığınız
birini beğeniyorsunuz; “Hımm hoş birisi” diye düşünüyorsunuz. Belki de ayaküstü sohbet edip güzel vakit geçiriyorsunuz. Ancak bir yandan içiniz pek huzurlu değil. Rahat olun; endişelenmeyin, eşinizi ya da sevgilinizi
aldatmıyorsunuz! Eğer birini beğeniyor ya da bir başkası tarafından beğeniliyorsanız, bu durum mevcut ilişkinizin kötü olduğu ya da sadakatsizlik yaptığınız anlamına gelmiyor.
Bu tür flörtler sizi iyi hissettiriyorsa sorun yok!
Hatta ilişki uzmanları bu tür durumların ilişkiye olumlu katkı yaptığını bile belirtebiliyor. Psikiyatrist Murat Dokur da şöyle destekliyor:
“Kişilerin kendilerini daha iyi ve güzel hissetmelerine,
sevebilir ve sevilebilir olmalarına yardımcı olan ‘sosyal flört’
aldatma değildir. Hatta bu şekilde hissetmek ilişkilerin daha sağlıklı olmasına doğrudan katkı sağlar.”
Eğer mevcut ilişkinizi etkileyebileceğini bile bile flört etmeye devam
ediyorsanız, bu mevcut ilişkinizde bazı sorunlar olduğu
anlamına gelebilir. Yeşim Varol Şen, “Bu durumda da çözüm
ihanet değil, ilişkideki eksikliklerin farkına varılması ve
onarılmasıdır” diyor.
“Özel olduğumuzu hissetmeye ihtiyacımız olabilir”
Yeşim Varol Şen, bu tür davranışların egoyu tatmin
etme arayışının da etkili olabileceğini söylüyor:
“Mevcut ilişkimizde özel olduğumuzu, beğenildiğimizi
veya rutine sıkıldığımızı yeterince hissedemeyebiliriz ve bu
duyguları zararsız flörtlerle karşılamaya ihtiyaç duyabiliriz. Küçük sosyal flörtler, eğer sonrasında aklımıza takılmıyor ve planlı bir tekrar gerektirmiyorsa, buna aldatma değil de egoyu tatmin etmek
demek daha doğru. Egoyu tatmin etme arayışının da bir ihtiyaçtan doğduğunu unutmamalıyız.”
Yaşam Koçu ve İlişki Terapisti Yeşim Varol Şen, uzun süreli
ilişkilerde ve evliliklerde bu tür zararsız flörtlerin egoyu yenilediğini
belirtiyor:
“Bu tür zararsız flörtler, bireye ‘Ben beğeniliyorum, kendimi iyi
hissediyorum’ şeklinde olumlu bir motivasyon sunuyor ve kişinin mevcut ilişkisine bu olumlu hisleri yansıtmaya yardımcı oluyorsa faydalı sayılabilir. Sonuçta birey kendisini özel ve
güzel hissetmesini sağlıyorsa, bu pozitif duygularını ve özgüvenini mevcut ilişkisine de yansıtacaksa bunun
ilişkiye olumlu bir katkı olduğunu düşünebiliriz.”
Peki, zararsız bir flört ile aldatma arasındaki sınır nedir? O
sınırı ne zaman geçiyoruz?
Bunu şöyle özetlemek
mümkün: Eğer bir ilişki yaşarken başka birini düşünüyorsanız,
ilişkiniz yetersiz kalıyor ve bu boşluğu flört ederek kapatma
ihtiyacı hissediyorsanız, o zaman zararsız bir flörtten bahsedemeyiz.
Flört, spontane olmaktan çıkarsa ve planlı buluşmalara dönüşüyorsa, artık burada bir ilişkiden söz edilebilir. İçinizi huzursuz eden, mevcut ilişkinize yansıtmaktan kaçınacağınız ve görülme ya da duyulma korkusu yaşayacağınız bir flört artık zararsız olmaktan çıkıyor.
“Yan yana olmak için saçma
bahaneler yaratıyoruz”
Demet Akyurt / 25, Reklamcı
Yaklaşık iki yıldır süren bir ilişkim var. Fakat
erkek arkadaşım mesleği nedeniyle sık sık yurt dışına çıkıyor. Bazen bu yolculuklar o kadar sık ve uzun oluyor ki, görünmez bir sevgilim varmış gibi
hissediyorum; bir var, bir yok… Birbirimize ulaşma
çabası, beraberinde duygusal bir yorgunluk getiriyor.
İşte böyle anlarda, tatlı bir söz, ilgili bir bakış,
heyecanlı bir ses çoğu kez beni yeniden yukarı çekiyor. İş yerinde,
karşılıklı masaları paylaştığımız bir arkadaşla aramızdaki küçük etkileşimler, başlangıçta kısa anlarla sınırlıydı. Ancak sonra fark ettik ki, her fırsatta birbirimizin yanında olmaya çalışıyoruz; hatta yan yana olmak için
küçük, mantıksız bahaneler yaratıyoruz. Üstelik onun da bir
kız arkadaşı var. Şimdi bir yanda bir insana, bir ilişkiye,
bir sevgiye emek vermenin değerini hissettiren sevgilim, diğer yanda ise başımı döndüren ve beni bir
günaha doğru sürükleyen sonsuz heyecanlarım…
