Sex at 70
Biz genellikle anne-babamızın veya
örneğin 70 yaş üzerindeki kişilerin cinsel
ilişki kurmadığını düşünürüz… Acaba sekste
bir yaş sınırı var mıdır?
Cinsellik, doğumdan ölüme kadar süren en temel yönlerimizden biridir. Ancak, bu yaşamın şekli ve sıklığı zamana bağlı olarak değişiklik gösterir. Cinsel yaşamın tamamen sona ermesi doğal bir durum değildir. Yaşlı bireylerin cinsel yaşamdan geri çekilmesi, çoğunlukla fiziksel rahatsızlıklardan değil, cinselliğin yaşlılara yönelik toplumsal önyargılarından kaynaklanır. Toplum, cinselliği gençlik dönemiyle ilişkilendirdiği için, birçok yaşlı insan cinsel arzularını bastırma yoluna gider. Özellikle bir eş hastalık, cinsel işlev bozukluğu veya başka bir nedenle cinsel yaşamdan çekilirse, diğer eş de mevcut olanakların kısıtlılığı nedeniyle uyum sağlamak zorunda kalabilir.
Bu yaş grubunda, seksin yerini alan şeyler olabilir mi? Örneğin ‘dokunmak’ gibi…
Cinsel bir amaçla yapılan dokunuş, aslında sekse dahildir. Sevişmek, sadece cinsel birleşmeden ibaret değildir. Dokunmak, öpmek, okşamak ve konuşmak, cinsel arzu ile ilgili duyguların ifade edilme ve yaşanma biçimlerindendir. Orgazm yaşamak için cinsel birleşme şart değildir.
70-80 yaşındaki kişiler, cinsellikten, gençliklerinde olduğu kadar zevk alabilir mi?
Evet, alabilirler. Hatta bazı gençlerden daha fazla zevk alabilirler. Yaş ilerledikçe, cinsel uyarılma ve orgazm için daha fazla ve uzun süreli uyarana ihtiyaç duyulması doğaldır. Birbirini seven ve erotik ilgilerini kaybetmemiş çiftler, gençliklerindeki telaşlı ve hızlı cinsellik kısıtlamalarından kurtulmuşlardır. Rahat ve uzun bir süre boyunca birbirlerini sevebilir, uyarabilir ve keyif alabilirler. Bireyin yaşlanmaya verdiği tepki, cinsel yaşamının belirleyicilerinden biridir. Örneğin, menopoz sonrası utanma hissi nedeniyle cinsel isteğini kaybeden bir kadının sebebi, ön sevişme sırasında yaşadığı ıslanmanın azlığı olabilir. Benzer şekilde, orta yaşlı bir erkeğin sertleşme ve boşalma için daha fazla uyarıya ihtiyaç duyması, utanç verici olabilmektedir.
Neden sürekli, anne-babalarımızın cinsel yaşamı olmadığı düşünülüyor? Yaşlılık seks için bir engel mi? Cinsel yaşamda yaş sınırı gerçekten var mı? Bu sorular, hepimizin merak ettiği konulardandır. Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği’nden (CETAD) Psikiyatr Prof. Dr. Doğan Şahin, 70’li yaşlardaki erkeklerin yarısının hâlâ cinsel olarak aktif ve istekli olduğunu belirtirken, kadınlarda bu oranın daha düşük olduğunu açıklıyor ve sorularımıza şaşırtıcı yanıtlar veriyor.
Seksle tanışma yaşı nedir?
Dünyanın birçok yerinde giderek daha erken yaşlarda cinsellik tecrübe edilmektedir. ABD’de 1940’larda 19 olan ilk cinsel ilişki yaşı, 2000’li yıllarda 15’e düşmüştür.
Peki, bizim ülkemizde bu yaş kaçtır? Kadın ve erkekler arasında farklılık gösteriyor mu?
Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) tarafından 2008 yılında yapılan bir araştırma, erkeklerde ilk cinsel ilişki yaşının ortalama 18, kadınlarda ise 18,5 olduğunu göstermiştir. 2010 yılında yapılan rapora göre ise, 15-24 yaş aralığında ilk cinsel ilişkisini yaşayanların oranı %48’e yükselmiştir.
Ülkemizde kadınlar mı, erkekler mi cinsel yaşamlarını daha iyi yaşıyorlar?
Cinsellik, ortak bir deneyim olduğuna göre, bir tarafın kötü yaşadığı bir durumda diğer tarafın mutluluğu da sorgulanır. Her iki tarafın da mutluluğunun aynı seviyede olmadığı durumlar mevcut değildir. Ancak, genel olarak kadınların cinsel yaşamları, erkeklere kıyasla daha çekingen ve pasif olabiliyor. Ancak, cinsel yaşamda erkeklerinden daha rahat olan kadınlar da elbette vardır.
Sağlıklı bir cinsel yaşam ne anlama geliyor? Örneğin, “Ayda ya da haftada şu kadar cinsel birliktelik yaşarsanız bu sağlıklıdır” şeklinde bir tanım var mı?
Hayır, böyle bir tanım yoktur. Çiftler, ne sıklıkta cinsel ilişkiye gireceklerine kendileri karar vermelidir. Önemli olan çiftin cinsel uyumu ve doyumunun sağlanmasıdır. Bunun belirli bir sayısı ya da sıklığı yoktur. Daha sık sevişen fakat cinsel uyum ve doyumdan yoksun çiftler olabileceği gibi, daha az sevişen ama uyumlu ve doyumlu olan çiftler de mümkündür. Ancak, çok ileri yaşlar dışında, ayda birden az olan cinsel ilişki sıklığının, cinsel isteksizlik açısından değerlendirilmesi gerekir. Sağlıklı bir cinsel yaşam, cinsel birliktelik sayısından çok, çiftin ilişkisinin ve cinsel yaşamlarının kalitesine göre tanımlanabilir. Sağlıklı bir cinsel yaşam, sevgi ve cinselliğin aynı ortamda yaşandığı, tarafların sevmekten ve sevilmekten korkmadığı, karşılıklı saygı ve hayranlık gösterdiği bir ortamda gelişir. Hem ilişkilerinde hem de cinsel yaşamlarında, açık ve samimi yerler kurabiliyor ve birçok şeyi rahatça paylaşabiliyorlardır. Aralarında biriktirilmiş kızgınlık, öfke veya sorun yoktur. Sorunları birlikte çözme yetenekleri vardır ve karşılaştıklarında dayanışma içinde aşabilirler. Aralarında kıskançlık, rekabet ve haset yoktur. İki taraf da birbirini mutlu etmekten memnun olur.
Seks, bir ilişki için vazgeçilmez midir? İnsan, iyi sevişmediği birine aşık olamaz mı? Ya da o ilişki uzun vadeli olamaz mı?
Cinsellik, yetişkin iki insan arasındaki sevgi ilişkisinin önemli bir yönü olsa da, zorunlu bir unsur değildir. Elbette bir aşk ilişkisi cinsellikle daha güzel ve tatminkar olabilir, ama yine de cinsel yaşamları çok az olan ya da hiç sevişmeyen çiftler vardır ve her zaman mutsuz değillerdir. Bazı çiftler, ilişkide yalnızca şefkat veya dayanışma gibi belirli yönlere odaklanarak bir bağ kurmuş ya da zamanla o yönde gelişmişlerdir. Bu çiftler, birbirlerine bağlı ve uyumlu olsalar bile cinsel bir yaşamları yoktur.
Kilo alımı, sarkmış göğüsler gibi fiziksel değişiklikler, ilginin azalmasına veya kişinin çekiciliğini kaybetmesine yol açan düşünceler, sekse olan ilgiyi azaltabilir. Ayrıca, depresyon veya anksiyete gibi psikiyatrik sorunlar daha sık gözlemlenebilir ve tedavi için kullanılan ilaçlar cinsel işlevi olumsuz etkileyebilir. Tüm bunların yanı sıra, “Seks, genç ve çekici insanların ayrıcalığıdır”, “Orta yaş sonrası cinsel yaşam durur ya da anormaldir”, “Dede ya da nine olduktan sonra cinsellik ayıptır”, “70 yaşından sonra cinsel yaşam sona erer” gibi yanlış inançlar, ileri yaşlardaki bireyleri cesaretsiz bırakmakta ve bazı yaş dönümlerinde oluşan yaşlılık korkuları cinsel hayatı olumsuz etkileyebilmektedir.
