İlişkinizi Değerlendirin!
PAYLAŞIMLARINIZ NE ORANDA?
Evliliklerde, özellikle çocuk sahibi olan partnerler, anne-baba rollerine odaklanıp diğer yönlerinde eksiklik yaşayabiliyorlar. Oysa eşler arasında sevgi, samimiyet ve duygusallık eksikse bu durum, çocuklara da mutluluk getirmiyor. Çocuk sahibi olan çiftler, ilk birkaç yıl özellikle fiziksel bakım nedeniyle evde sıkışıp kalabiliyor, birbirlerine zaman ayıramıyor ve yorgunluktan etkilenebiliyor. Bazı anneler çocukla olan bağlarını bir türlü kırmakta zorlanabiliyor. Oysa anne-babanın ilişkisi, çocuğun ileride kuracağı ilişkiler ve yaşayacağı evlilikler için önemli bir model teşkil ediyor.
Eğer ilişkinizde paylaşımların azaldığını fark ediyorsanız, bu konuda çaba sarf etmeye derhal başlayabilirsiniz. Çünkü karı-koca olarak gerçekleştireceğiniz yatırımlar, evinizde sevginin ve sıcaklığın barındığı bir ortam oluşturur ve çocuklarınızın özgüvenli, mutlu bir birey olarak yetişmesini sağlar.
KRİZ YÖNETİMİ GÜCÜNÜZ NE KADAR?
İnsanlar her zaman aynı istek ve ihtiyaçlara sahip olmadığından, her ilişkide çatışmalar yaşanabiliyor. Tartışma yaşanmadığı durumlar, bir ilişkinin sağlıklı olduğunu değil, tam aksine iletişim eksikliği olduğunu gösteriyor. Hayatın getirdiği kayıplar, iflaslar, aldatmalar gibi olaylar çatışmaları artırabiliyor. Önemli olan, bu kriz anlarını nasıl yönettiğinizdir… Bu noktada iletişim kurma ve çatışma çözme becerileri devreye giriyor. Farklılıklardan çatışmalar doğduğu düşünülse de, kriz durumlarında bu farklılıklar avantaj haline gelebiliyor. Bir tarafın göremediğini diğeri görebiliyor ya da biri düştüğünde diğeri onu kaldırabiliyor.
Hayatın içinde herkesin başına gelebilecek kriz anlarında önemli olan ‘biz’ olabilmektir… Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Böyle durumlarda danışanlarıma şunu söylüyorum; siz aynı yolda yürüyen iki kişisiniz. Önünüze bir engel çıktı, bu engeli beraber nasıl aşarız diye düşünmelisiniz. Soruna, birbirinizi dışlamadan, beraberce kuş bakışı bakabilmelisiniz” diyor. İLETİŞİM DEĞERLERİNİZ NASIL?
İki taraf kendi duygularını tanıyıp doğru şekilde ifade edebildiğinde sağlıklı bir iletişimden söz edilebilir. Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy, ilişkilerde çözümsüz bir sorun olmadığının altını çiziyor ve ekliyor: “İlişkide her konuda uzlaşmak mümkün değil. Bazı sorunlar çözülemeyebilir ama önemli olan onları konuşabiliyor olmaktır; hangi konularda anlaşılamadığı konusunda bir uzlaşmaya varabilmektir” diyor. İletişimde ‘ben dili’ kullanılması, kişinin kendi benliğinin sınırlarını bilmesi ve karşı tarafı kendisinden ayrı olarak kabul etmesi gerekiyor. Kurulan diyaloğun dayatmacı değil, uzlaşmacı olması önem taşır.
İlişkide taraflar sağlıklı iletişim kuramadığında ya aynı konular tekrar tekrar gündeme gelip tartışmalara sebep oluyor ya da konuların üstü örtülüp eşler birbirinden uzaklaşıyor, bu durum ilişkilerin giderek zayıflamasına neden oluyor. Bu sebeple anlaşmazlıklar konusunda iki durumun ortasını bulmak ve olmuyorsa bir uzmandan destek almak gereklidir. Zira huzursuz bir evlilik ortamı, eşlerin yanında o evde yaşayan çocukların da fiziksel ve ruhsal sağlığını tehdit ediyor.
GÜVEN&SADAKAT ÖNEMLİ
Aldatma kavramı, kişiden kişiye ve ilişkiden ilişkiye farklılık gösterebiliyor. Kimisi için karşı cinsten biriyle internetten yazışmak aldatma sayılırken, bazıları ‘açık evlilik’ şeklinde adlandırılan ve tarafların özgür ilişkiler yaşadığı evlilikleri tercih ediyor. Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Önemli olan ilişkide bir bağın kopmamış olmasıdır” diyor ve devam ediyor: “Eşler birbirinden ayrı zaman geçirebilir; ancak bu süreçte ilişkide bir eksiklik yoksa ve birbirlerinin kabul edemeyeceği durumlar yaşanmıyorsa sorun yoktur. Ayrı geçirilen zamanlarda, sevgi ve saygı ile güven bağının sağlandığına emin olunmalıdır.” Bazı durumlarda eşlerin aldatmanın sınırları konusunda çatışma yaşayabildiğini belirten Demirsoy, “Bir taraf eski bir flörtüyle telefonda görüşmeyi aldatma saymazken, diğeri buna tepki verebiliyor. Önemli olan gizliliğin olmamasıdır. Eğer karşı tarafın kabul etmediği bir davranış ve gizlilik söz konusu ise aldatmadan söz edilebilir” diyor.
Eğer ilişkinizde güvenle ilgili bir sorun varsa, bu iletişim konusundaki sorunları da gösteriyor. Eşlerin, ilişkide nelerin kabul edilebilir olduğuna dair bir uzlaşma sağlaması gerekiyor.
CİNSELLİK EVLİLİĞİ ETKİLİYOR
Cinsel hayatın doyurucu olabilmesi için, bu özel alanda nelerin yaşanabileceği, hangi durumların itici, hangilerinin kabul edilebilir olduğuna dair eşler arasında bir uzlaşma sağlanması gereklidir. Eğer eşler arasında sevgi, saygı ve güven bağı güçlü ise cinsellikten kaynaklanan sıkıntıların aşılması da daha kolay olabilir; eşler zamanla birbirlerini tanıyıp uyum sağlayabilirler. “Erkekler cinselliğe her zaman hazırdır. Kadın duygularını ifade etmeye daha fazla önem verir, cinselliği arka plana itebilir” gibi toplumsal mitler, kişilikleri ve tercihleri şekillendirmekte rol oynar. “Kadınlar ve erkekler de cinsel hayat için gerekli olan biyolojik donanıma sahiptir; ancak kadınlar toplumsal roller nedeniyle duygularını ifade etmeye ve duygusal bağlantılar kurmaya yönelik bir baskı altında kalıyorlar” diyen Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Cinsel konulardaki sorunlar evliliğin diğer alanlarını olumsuz etkilerken, günlük ilişkideki çatışmalar da cinsellik alanını etkiliyor” diyor.
İlişkinizde cinselliğin sağlıklı olup olmadığını anlamak için yalnızca cinsel birleşim sayısına değil, her iki tarafın da tercih ettiği ve haz aldığı davranışların sergilenmesine, ilişkinin her iki taraf için de doyurucu olup olmadığına dikkat etmeniz önerilir. Ayrıca doyurucu bir cinsel yaşam için iletişim kurmak ve sınırlarınızı belirtmek önemlidir.
Hastalandıktan sonra tedaviye başvurmak yerine hastalıktan korunmanın daha sağlıklı olduğu gerçeği, ilişkiniz için de geçerli… Bu yazıdaki başlıkları değerlendirerek ilişkinizi sağlık kontrolünden geçirebilir, böylece önlemlerinizi erken alabilirsiniz!
Yazı: Yaprak ÇETİNKAYA
Ömrünüzü daha sağlıklı geçirebilmek için check-up programlarına katılıyorsunuz; kan sayımınız yapılıyor, organ fonksiyonlarınız test ediliyor, kolesterolünüz ölçülüyor, idrar analizinin yanı sıra çeşitli görüntüleme cihazlarına giriyorsunuz. Peki ya ilişkiniz yol almaya başladıkça, ona ne kadar değer veriyorsunuz? Özellikle evlendikten sonra ilişkinizi beslemeniz gerektiğini düşünmüyor musunuz? Ters giden bir şeyler var mı, belirtiler neyi gösteriyor, hangi durumda nasıl bir tedaviye ihtiyacınız var? Bu soruların yanıtını bulmak için ilişkinizi de bir check-up’tan geçirmenizi öneriyoruz. İlişki check-up’ı için odaklanmanız gereken unsurları, Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy’a sorduk. Şimdi tahlil ve teşhis zamanı…
SEVGİ DEPONUZ DOLU MU?
Sevgi, herkeste güzel hisler uyandıran bir kelimedir. Ancak onun anlamı kişiden kişiye farklılık gösterir ve sevgiyi ifade etme yolları da çeşitlidir. Bu gerçeklik, insanların karşı tarafla ilgili beklentilerini de etkileyerek, bazen sorunlara yol açabiliyor. “Beni sevseydin şunu yapmazdın” tarzındaki cümleler birçoğumuza hiç de yabancı gelmiyor. Eğer ilişkinizde çatışmalı bir durum varsa taraflar kendi sevgi tanımlarına sığınarak karşı tarafın beklentilerine direnç gösterebiliyor; “Ben böyleyim, beni böyle kabul et” yaklaşımı devreye girebiliyor. Sevgi ile ilgili beklentilerin karşılanmaması, üzüntü, hayal kırıklığı gibi hislerin yanlış ifadelerle aktarılmasına neden olabiliyor. Ve en önemlisi, eğer ilişkide bazı sorunlar çözülemezse sevgi kaynağı zayıflamaya başlıyor.
Eğer ilişkinizde sevginin tanımına ve ifade biçimine dair farklılıklar yaşıyorsanız ve bu fark tartışmalara neden oluyorsa, çözüm iletişiminizi güçlendirmekte yatıyor.
SAYGI SEVİYENİZ KAÇ?
İlişkide saygı, kişinin karşı tarafın sınırını kabul etmesi anlamına gelir. Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Biz olmak önemli, fakat biz olalım derken benliklerin birbirine değmesi noktalarında karşı tarafın farklı bir birey olduğunu, farklı düşüncelere sahip olabileceğini ve farklı istekleri olabileceğini kabul etmek gerek” diyor.
Eğer ilişkide her zaman bir tarafın istekleri karşılanıyorsa, diğer kişi engellenmiş hissederek mutsuz olabilir. Oysa insanlar, ihtiyaçlarını anlayan ve karşılayan bireylere sevgi ile bağlanır. Eğer ilişkinizde bu anlamda sıkıntılar varsa, saygının ötesinde sevgi bağında da sorun olduğunu düşünebilirsiniz.
