Sonbahar, İlişkinizi Olumsuz Etkilemesin!
Yazar: Deniz Gürlek
Canlı, ışıl ışıl yaz dönemi sona erdi ve sonbaharın hüzünlü atmosferi kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Sonbaharın olumsuz etkileri hem ruh halinizi hem de ilişkinizi etkileyebilir. Bu nedenle sonbahar sendromuna karşı hazırlıklı olmak şart!
Sonbahar sendromu nedir?
Sonbahar ile birlikte güneş ışınlarının geliş açısı değişiyor ve ışınlar daha eğik bir şekilde dünyaya ulaşmaya başlıyor. Ayrıca günler kısalıyor ve gündüz vakti güneş genellikle bulutların ardında kalıyor. Tüm bu gelişmeler sonucunda vücudumuz mutluluk hormonu olan serotonin hormonunu daha az üretirken, karanlıkta salgılanan melatonin hormonunu daha fazla üretmeye başlıyor. Melatonin, özellikle uyku isteğini ve iştahı artıran bir hormon. Tıpkı hayvanlar gibi biz de kış aylarında uyuşuk bir moda geçiş yapıyoruz. Bu yüzden kışın yaklaşmasıyla doğal bir dürtüyle daha fazla enerji depolamak için karbonhidratlara yöneliyoruz ve bu nedenle az hareket etmeyi tercih ediyoruz. Bu durum da haliyle yorgunluk, rehavet ve hayata karşı isteksizlik yaratıyor. İşte bu, sonbahar sendromunun belirtilerinden biri.
İlişkilerde sonbahar, sonbaharda ilişkiler
İlişkiniz sonbahar etkisi altındaysa, mevsim ne olursa olsun, yavaş yavaş ilişkiyi zora sokan bir döneme girmişsiniz demektir. Ancak hiçbir şey sona ermiş değil; eşit çaba gösterildiğinde kötüye giden bir ilişkiyi onarmak mümkün. Bunun için her iki tarafın da ilişkiyi sürdürmeye istekli olması şart.
İyi giden bir ilişkinin sonbahar sendromundan etkilenmesi ise tamamen farklı bir durum. Siz veya partneriniz, hatta ikiniz birden mevsim geçişi ile birlikte depresyon belirtileri göstermeye başlayabilirsiniz. Bu da doğal olarak ruh halinizi olumsuz etkileyerek ilişkinize yansır.
İlişkide sonbahar sendromunun belirtileri
• Seks isteğinizde azalma.
• Sosyal hayata karşı ilgisizlik.
• Evden çıkma isteksizliği.
• Birbirinize karşı tahammülsüzlük ve bıkkınlık.
• Partnerinizin söylediklerine odaklanmada zorluk.
• Birlikte geçirdiğiniz zamanın çoğunda uyuma isteği.
• Birbiriniz yerine başka insanlara karşı ilgi duymaya başlama.
İlişkinize yaz enerjisini geri kazandırın!
• Melatonin hormonunu dengelemek için mümkün olduğunca güneş ışığı almaya çalışın. Özellikle hafta sonları sevgilinizle beraber, gün batımına kadar açık havada zaman geçirin.
• Seks isteğiniz azalmış olsa da, cinselliğin getireceği enerji hem sizin hem sevgilinizin ruh haline iyi gelecektir. Ancak seksi bir yük haline getirmek yerine, bu sonbahara yeni heyecan ve renkler katmayı deneyin. Örneğin, partnerinizle birlikte bir fanteziyi gerçekleştirin.
• Renklerin önemine değinmişken, gökyüzünün gri tonlarının ilişkinizi olumsuz etkilememesi için sevgilinizle buluştuğunuzda enerjik renkler giyinmeye özen gösterin. Kırmızı, turuncu ve sarı gibi canlı renkler, hem size hem de sevgilinize pozitif etkileri olacaktır.
• Serotonin hormonunu artırmak için çikolata tüketin ve sevgilinize de ikram edin. Ancak diğer karbonhidratlara fazla yönelmemeye çalışın; zira kilo almak özgüveninizi zedeleyebilir ve ilişkinizi olumsuz etkileyebilir.
• Birlikte yeni bir hobi edinmeye çalışın. Bu, bir yemek kursu veya bir spor dalı olabilir… Önemli olan, hayatınıza yeni paylaşım alanları katmak.
Bunları deneyin!
Sonbahar sendromu ile sizi korkutmuş olabiliriz, ama ilişkinizden şikayet etmek yerine sonbaharı aşk dolu geçirmek nasıl olur?
• Sonbahar aşkı, yaz aşkının geçiciliğinden uzaktır.
• Sonbaharda sevgilinizle sarılıp uyumanın keyfi, yaz sıcağındaki gibi sizi rahatsız etmez.
• Yazın herkes tatilde olduğu için yeni insanlarla tanışmak daha kolayken, sonbaharda birini bulmak zorlaştığı için elinizdekinin değerini bilin.
• Sonbahar ve kış aylarında daha fazla hasta olabileceğiniz için, hasta olduğunuzda sizinle ilgilenecek bir partner iyi bir avantajdır.
• Yaz aktiviteleri kalabalık bir keyif sunsa da, yağmur altında yürümek, sinemaya gitmek veya battaniye altında sohbet etmek gibi sonbahar aktiviteleri her zaman iki kişilik zevkli anlar yaratır.
