Ayrılığın ardından saç kesmenin 4 önemli nedeni
Herkes çeşitli ayrılıkları deneyimlemiştir. Neredeyse aynı derecede yaygın bir başka şey ise, ayrılıktan sonraki saç değişikliği. Ayrılıktan sonra yapılan saç kesimi, ilişki bitimindeki hüznü hafifleten bir ‘merhem’ işlevi görüyor. Yapılan araştırmalara göre, insanların %55’i bir ayrılıktan sonra saçını değiştiriyor. Bu durum, duygusal dalgalanmaların bireysel görünüm üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Ayrılık sonrası saç kesimi, ‘öncesi’ ve ‘sonrası’ arasındaki çizgiyi belirginleştiriyor. Aynı zamanda bir güç sembolü olarak da işlev görebilir, çünkü kaybolan kontrolün yeniden kazanılmasına yardımcı olur.
Psikoterapist Dr. Daryl Appleton: “Görünümümüzde bir şey değiştirdiğimizde, bu olumlu veya olumsuz bir durum olsun, daha fazla dikkat çekeriz. Bu ilgi, sadece göz önünde olma hissini artırmakla kalmaz, çevremizdekilere de ‘bir şey değişti’ mesajını verir. Fiziksel veya duygusal olarak incindiğimizde, bu acıdan kaçmak ya da onu yönlendirmek istememiz çok doğaldır. Ayrılıkla başa çıkma yolları kişiden kişiye değişir: Yeni bir hobi edinmek, alışverişe çıkmak veya spor yapmak… Saçını değiştirmek de bunlardan biridir. Duygusal acıyı değiştirmek ya da yönlendirmek, fiziksel acıya oranla çok daha zordur. Bu nedenle daha somut fiziksel değişimlere yöneliriz. Bu, bize anında bir rahatlama ve boşalma hissi sunar” dedi.
Bu anket, 18 – 60 yaş arası 1000 kadın ve erkek ile yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları, ayrılık sonrası saç kesiminin hem yaygınlığını hem de ardındaki psikolojik nedenleri gün yüzüne çıkarıyor. Ayrılık sonrası kesim, duygusal etkilerle başa çıkmaya çalışan kişiler için güçlü bir psikolojik araç işlevi görüyor. Değişimi somut olarak temsil eden bu uygulama, zor bir dönemde kişinin kendi görünüm üzerindeki kontrolünü geri kazanmasına yardımcı olur. Yani kötü bir ayrılığın ardından hayatınızda pozitif bir değişiklik yapmak ve hikayenizi yeniden yazmak istiyorsanız, işe görünümünüzden başlayabilirsiniz.
Yeni bir saç kesimi özgüveni hızlı bir şekilde artırabilir. Ancak kuaförden önce doğru sebeplerle bu değişimi yapıp yapmadığınıza emin olmalısınız. Aksi takdirde, bu sadece geçici bir ‘tampon çözüm’ haline gelir. Klinik psikolog Christie Ferrari: “Değişimi gerçekten kendimiz için yapmalıyız; ortamdan etkilenmeksizin, başkaları için değil. Aksi durumda bağımlılık, sahte özgüven veya sürdüremediğimiz değişimler riskiyle karşı karşıyayız” şeklinde ifade etti.
Dr. Appleton da bu görüşü destekleyerek: “Asıl tehlike, içsel çalışmayı yapmamaktır. Saçını milyon kez değiştirebilirsin ama içindeki sorunları çözmezsen, bu, sadece yaraya bir yara bandı yapıştırmak gibidir” şeklinde açıklamada bulundu.
İlginizi çekebilir: Saçınızı ne sıklıkla kestirmelisiniz?
1. Kendini sevme ve güçlenme eylemi
Ayrılıktan sonra saçınızı değiştirmek, kendine duyulan sevgi ve güçlenmenin bir göstergesidir. Bu, kişisel gelişim ve yeni başlangıçlara olan bağlılığı simgeler.
Araştırmaya göre kadınların %69’u, erkeklerin ise %41’i ayrılıktan sonra saçlarını değiştirmeyi tercih ediyor. Bu da saç değişikliğinin ne kadar yaygın bir başa çıkma yöntemi olduğunu gözler önüne seriyor.
Katılımcıların %53’ü yeni bir saç stilinin özgüvenlerini artırdığını belirtiyor. Değişim sonrası %61’i kendini daha özgüvenli, %40’ı güzel, %39’u özgür, %38’i ise güçlü hissettiğini söylüyor.
2. Zor zamanlarda özgüveni artırmak
Yeni bir görünüm, kişinin özsaygısını ciddi şekilde artırabilir. Yeni bir saç kesimi, çekicilik, özgünlük ve yeniden doğmuşluk hissi yaratır. Bu durum, sosyal ilişkilerden kişisel iyi oluşa kadar pek çok alana olumlu yansır.
3. Kimliğini yeniden sahiplenmek
Ayrılıklar, insanı kendinden uzaklaştırabilir. Ayrılık sonrası saç kesimi, kişinin kimliğini yeniden kazanmasına yardımcı olur.
Saç modelini seçmek, bireyin kendine ait özgünlüğü yeniden inşa etmesine olanak tanır. Araştırmaya göre insanların %61’i saçını kestiriyor, %56’sı rengini değiştiriyor, %46’sı modelini yeniliyor, %6’sı ise saç ekleme, peruk veya kaynak kullanıyor. Katılımcıların %4’ü ise ‘ya tam yap ya hiç yapma’ diyerek hepsini birden denemiş!
4. Duygusal arınma
Saç kesmek veya şekil değiştirmek, duygusal bir arınma ritüeli olarak değerlendirilebilir. Saç kesme sürecindeki fiziksel değişim ve geçmişi sembolik olarak geride bırakma duygusu, negatif hislerden kurtulma imkanı sunar.
Araştırmada, katılımcıların %51’i bu değişimi ‘ileriye adım atmak’ amacıyla yaptığını belirtirken, %34’ü kimliğini geri kazanmak, %31’i ise özgürleşmek için saçını değiştirdiğini ifade etmektedir.
Referanslar
Miriam Herst-Stein. “The Breakup Haircut: Why the Urge to Cut Your Hair Post-Breakup Isn’t All Bad”. Şuradan alındı: https://www.allthingshair.com/en-us/hairstyles-haircuts/new-hairstyles/the-breakup-haircut. (01.07.2023).
Jessica Harrington. “Are Breakup Haircuts Really as Liberating as People Say?”. Şuradan alındı: https://www.popsugar.com/beauty/breakup-haircuts-psychology-47944518. (14.12.2024).
